SON DAKİKA
Hava Durumu

#Almanya

Ekometre - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Almanya PMI verileri en hızlı düşüşünü kaydetti Haber

Almanya PMI verileri en hızlı düşüşünü kaydetti

Hizmetler büyümeyi sürüklerken, imalatta sınırlı toparlanmaya rağmen işten çıkarmalar devam etti. HCOB Flash Almanya PMI verilerine göre, Ocak ayında özel sektörde iş faaliyetlerindeki büyüme hız kazandı. HCOB Flash Almanya Bileşik PMI Üretim Endeksi, Aralık ayındaki 51,3 seviyesinden 52,5’e yükselerek son üç ayın en yüksek değerine ulaştı. Veriler 12-21 Ocak tarihleri arasında derlendi. Hizmetler sektörü büyümenin ana sürükleyicisi olurken, Hizmetler PMI İş Faaliyeti Endeksi 52,7’den 53,3’e çıkarak üç ayın zirvesini gördü. İmalat sektöründe üretim, Aralık ayında 48,3 olan endeksin Ocak’ta 50,5’e yükselmesiyle yeniden sınırlı da olsa büyüme bölgesine geçti. İmalat PMI ise 47,0’den 48,7’ye yükselerek üç ayın en yüksek seviyesine çıktı. Yeni siparişler Ocak ayında son dört ayda üçüncü kez arttı. Artış ağırlıklı olarak hizmetler sektöründen kaynaklanırken, imalatta önceki iki aydaki düşüşlerin ardından sınırlı bir toparlanma kaydedildi. Yurt dışından gelen toplam yeni işler ise hizmetlerdeki artış ve imalattaki düşüşün yavaşlamasıyla dengeye yaklaştı. 2009'dan sonra ilk Buna karşın istihdam koşulları bozuldu. Pandemi dönemi hariç tutulduğunda, toplam istihdam Kasım 2009’dan bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti. Gerileme imalatta sürerken, hizmetlerdeki istihdam azalması son beş buçuk yılın en sert düşüşü oldu. Girdi maliyetleri neredeyse üç yılın en hızlı artışını gösterirken, çıktı fiyatlarındaki artış Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Ocak ayında iş dünyasının önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentileri de yükselerek Şubat 2022’den bu yana en olumlu düzeye ulaştı. Hamburg Commercial Bank Baş Ekonomisti Dr. Cyrus de la Rubia, verilerin "yıla genel olarak iyi bir başlangıcı" işaret ettiğini belirterek, imalat sektörü çıktısının ve yeni siparişlerin, sınırlı da olsa, büyümeye döndüğünü ifade etti. Hizmetler sektöründeki daha güçlü toparlanmanın ise daha cesaret verici olduğu vurguladı. Ancak Rubia, mütevazı toparlanma sinyallerine rağmen istihdam konusunda farklı bir tablo çizdi. Hizmet şirketlerinin Ocak'ta işgücünü "önemli ölçüde azalttığına" dikkat çeken Rubia, bunun talep endişelerinden ziyade verimlilik önlemlerine işaret edebileceğini söyledi. İmalat sektöründeki işten çıkarmaların ise "aralıksız devam ettiği"ni ve bu sürecin 2023 ortasından beri sürdüğü belirtilerek, bunun yapısal bir sorun olup olmadığı tartışmasına dikkat çekti.

Yalçındağ: Gümrük Birliği güncellemesi zaruridir Haber

Yalçındağ: Gümrük Birliği güncellemesi zaruridir

DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "Küresel gelişmelerin baş döndürücü bir hızda ilerlediği günümüzde, 30 yıldır aynı şekilde sürdürdüğümüz Gümrük Birliği'ni, yeşil ve dijital dönüşümü ve çağın küresel ticari gereksinimlerini de dikkate alarak güncellememiz zaruri önemdedir" dedi. Almanya'ya yapılan ihracat 1,7 milyar dolar arttı Almanya'ya yapılan ihracat bir önceki yıla nazaran 1 milyar 732 milyon dolar artarak 19 milyar 834 milyon dolar seviyesine ulaşıp listede zirveyi alırken Birleşik Krallık 14,2 milyar dolarla ikinci, ABD ise 13,2 milyar dolarla üçüncü sırada kendine yer buldu. Mehmet Ali Yalçındağ: Türkiye, tarihi olarak Avrupa'nın ayrılmaz bir parçasıdır Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, ihracat verilerine ilişkin soruları yanıtladı. Türkiye'nin Almanya'ya yaptığı yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatın, toplam ihracatın yüzde 8,36'sına denk geldiğine dikkati çeken Yalçındağ, şöyle konuştu: "Almanya'nın Avrupa kıtası için bir üretim ve dağıtım merkezi olduğu düşünüldüğünde, hem lojistik avantaj hem de coğrafi konum nedeniyle Türkiye vazgeçilmez bir 'nearshoring' merkezi olarak öne çıkıyor. Özellikle otomotiv ve makinelerde kurulmuş olan, geliştirilen veya hedeflenen tedarik zincirlerinin varlığı ihracatı da artırıyor. Mevcut siyasi ve ekonomik konjonktürün dayadığı belirsizlikler yumağında ise hem geçmişten gelen sınanmış ticari ilişkiler hem de zaruri olan bölgesel işbirlikleri Türkiye'yi Almanya için vazgeçilmez bir ticari ve ekonomik partner olarak öne çıkarıyor. Almanya ve AB'yi Türkiye'den ayrı düşünemezsiniz, bu bir tercih değildir. Türkiye, tarihi olarak Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır." Güncel gelişmelerin dayattığı zorlukların aşılması için Türkiye, Almanya ve AB arasındaki işbirliklerinin artması gerektiğini vurgulayan Yalçındağ, bu sebeple ticaretin rakamlarla ortaya koyduğu rasyonel partnerliğin politik safhada da güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Yalçındağ, "Bunun için de Almanya ve AB'nin rasyonel hareket etmesi ve ortak bir vizyonu yakalamak için çaba sarf etmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye olmadan Avrupa, Avrupa olmadan Türkiye eksik kalır ifadesini tekrar ederek, Avrupa'nın Türkiye ile birlikte kazanacak çok şeyi olduğunu en kısa zamanda idrak etmesini temenni ediyorum." dedi. İKİLİ TİCARİ İLİŞKİLERİN GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÖNCELİKLİ ALANLAR Türkiye-Almanya ticari ilişkilerinin daha da derinleştirilmesi için önceliklendirilmesi gereken politika araçları, yatırım modelleri ve işbirliği mekanizmalarına da değinen Yalçındağ, öncelikle Türkiye'nin, Avrupa'nın bir parçası olarak görülmesi ve bu bağlam içerisinde her türlü ilişkinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Yalçındağ, Avrupa Birliği üyelik sürecinde Almanya'nın Türkiye'ye destek olması gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Son zamanlardaki gelişmeler, özellikle Şansölye Friedrich Merz'in Türkiye ziyareti sırasındaki açıklamaları olumlu yönde bir yaklaşım olarak algılansa da bölgenin karşı karşıya olduğu sorunların aciliyeti göz önünde bulundurulduğunda yeterli değildir. İlk ve en önemli adımın bu olacağı kanaatindeyim. Ayrıca özellikle Türk iş dünyası özelinde, iyi ilişkilerimiz ve farklı işbirliği imkanlarımız bulunan Alman kamu ve özel sektör temsilcilerine, ülkelerinin politikalarını etkileme kabiliyetleri göz önünde bulundurulup bu meseleleri her fırsatta, her platformda ve her seviye için dile getirmek şarttır. Ülkemizin stratejik hedefleri arasında yerini koruyan AB'ye tam üyelik, Türkiye-Almanya ticari ilişkilerini de doğal olarak etkileyeceği için bu meseleye doğrudan eğilmek de hayati önem taşımaktadır." İş dünyasının gerçekleştirdiği faaliyetleri "ticari diplomasi" olarak da gördüklerinin altını çizen Yalçındağ, karar alma süreçlerini etkileyebilecek mekanizmaların önemini vurguladı. Yalçındağ, "Almanya ile ticari ilişkileri derinleştirmek için hedef sektörlerin ve işbirliği imkanlarının derinlemesine incelenmesi ne kadar zaruri ise hem iş dünyası hem de karar alıcılar nezdinde ticari diplomasi faaliyetleri yürüterek karar alma süreçlerini etkileyebilecek mekanizmaları sağlamak da o kadar zaruridir." şeklinde konuştu. GÜmrük Birliği ve 'MADE IN EUROPE' Yalçındağ, Gümrük Birliği protokolü ile Avrupa'nın son dönemde Asya ülkelerine karşı bir tedbir olarak gündeme getirdiği "Made in Europe" konularına da değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Küresel gelişmelerin baş döndürücü bir hızda ilerlediği günümüzde 30 yıldır aynı şekilde sürdürdüğümüz Gümrük Birliği'ni, yeşil ve dijital dönüşümü ve çağın küresel ticari gereksinimlerini de dikkate alarak güncellememiz de zaruri önemdedir. Avrupa'nın son dönemde Asya ülkelerine karşı bir tedbir olarak gündeme getirdiği 'Made in Europe' ile Avrupa'da üretilen ürünlerin desteklenmesi ve teşvik edilmesi konusu bir diğer önemli konudur. Türkiye'nin mevcut durumda AB ile arasında Gümrük Birliği mekanizması bulunmasına rağmen yeni uygulamanın sadece AB'ye üye ülkeleri kapsaması ve Gümrük Birliği ilişkisi olan Türkiye'yi dışarıda bırakması durumunda gümrük mekanizmamız fiilen işlevsiz olacaktır. Bu çerçevede, henüz net bir karar alınmamış olmakla beraber bizler ticari diplomasi faaliyetlerimiz çerçevesinde bunun lobisini yapıyoruz." Almanya'ya ihracatta 2025 yılında ivme kazanan sektörler Yalçındağ, Almanya ile dış ticarette Türkiye'nin ihracat kompozisyonunda öne çıkan sektörler ile 2025 yılında ivme kazanan alanlar ve mevcut güçlü konumunu koruyan sektörlere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Otomotiv, makine, metal ürünleri, elektrik ekipmanları gibi sektörlerin ana omurgayı oluşturduğunu anlatan Yalçındağ, şöyle devam etti: "Otomotiv ve makinelerin, bahsettiğim kilitlenmiş ve karşılıklı bağımlılıklar yürütülen tedarik zincirlerinin bir sonucu olarak ağırlığını sürdürdüğünü söylemek mümkün. TİM tarafından açıklanan son raporda, özellikle otomotiv sektöründe Almanya'ya yaptığımız ihracatın yıllık yüzde 36,1 artarak 6,5 milyar doları aştığını görüyoruz. Bu sebeple bir kez daha Türk-Alman ilişkilerinin ticari ayağında tedarik zincirlerinin ne kadar önemli olduğunu, bu başarıyı kritik sektörler başta olmak üzere birçok alana yayabileceğimizi ve Avrupa Birliği ülkeleri de dahil edildiğinde bölgenin kendi kendine yetebilecek bir vaziyet içerisinde, karşı karşıya kaldığımız belirsizlik çağında ayakta kalabileceğini görüyoruz." Yalçındağ, Almanya pazarında Türkiye'nin ihracat potansiyelini artırabilecek alanlar ve dış ticaret çerçevesinde stratejik konumlanma önerilerine ilişkin şunları söyledi: "Avrupa'nın, temelde Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle enerji tedarikinde zorlandığı bu dönemde, ülkemizin jeopolitiği ve yenilenebilir enerji alanındaki kararlılığı, bizi Almanya ile birbirini tamamlayan iki ortak haline getirebilir. Ayrıca yüksek katma değerli ürünler ve özellikle sanayide dijitalleşmeye bağlı ticari faaliyetler yüksek potansiyele sahip. Tüm bu alanda ürün kalitesini koruyarak ülkemizin coğrafi konumu ve güçlü lojistik ağıyla anılan sektörlerde sağlanacak tedarik zincirleri, tabiri caizse, bulmacanın parçalarını bir araya getirerek hem ticari ve ekonomik safhada stratejik bir ortaklığı hem de politik anlamda da yakınlaşmayı zaruri hale getirecektir." 2026 beklentileri Yalçındağ, 2026 yılına ilişkin Türkiye-Almanya ticaret hacmi beklentileri, bu hacim içerisinde Türkiye'nin ihracat payının konumlanışı ile Almanya özelinde yükseliş potansiyeli en yüksek görülen sektörlere değindi. Almanya'nın büyüme rakamlarının 2026 içerisinde zayıf kalmaması ve sınamalara reaksiyon gösterebilme durumunda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artacağını belirten Yalçındağ, şunları kaydetti: "DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi olarak, karşı kanat kuruluşumuz Alman-Türk İş Konseyi ve bağımsız araştırma kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde, ticaret hacmimizin doğal seyrini tespit etmek ve ortada duran muazzam potansiyeli gerçekleştirerek ticaret hacmini katlamak amacıyla neler yapılabileceğine dair yoğun çalışma sürdürüyoruz. Potansiyeli yüksek sektörler ise otomotiv, makineler, elektrik-elektronik ve savunma-havacılık sektörleri olarak yorumlanabilir. Özellikle, 2025 yılında yüzde 50'ye yakın artış ile 10 milyar dolar küresel ihracatı geçen Türk savunma ve havacılık sektöründeki başarımızın ikili ilişkilerimiz açısından da yüksek potansiyel barındırdığını düşünüyorum. Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlamaya ve bunun için harcamalarını artırmaya angaje olduğu bu dönemde, sadece Almanya ile değil bölgedeki tüm ülkelerle aramızda muazzam bir imkan bulunuyor."

Volkswagen Almaya'daki fabrikasını kapatıyor Haber

Volkswagen Almaya'daki fabrikasını kapatıyor

Çinli üreticilerle rekabet, Avrupa pazarındaki düşen talep ve elektrikli araçların beklenenden daha yavaş benimsenmesi sorunlarıyla mücadele için önlemler alan Volkswagen, 2024'te Almanya'da 35 bin kişiyi işten çıkarmak ve kapasite azaltmak için iş konseyi ve sendikayla anlaşmaya varmıştı. Anlaşma kapsamında, Saksonya eyaletinin başkenti Dresden'de Volkswagen'in araç üretimi bu yılın sonuna kadar durdurulacaktı. Bu kapsamda, Volkswagen yarın, Dresden tesisindeki araç üretimini durduracak. Böylece şirket, 88 yıllık tarihinde ilk defa Almanya'daki bir üretim tesisini kapatmış olacak. Dresden fabrikasının kapatılmasının, zayıf Çin satışları ve Avrupa talebinin yanı sıra ABD gümrük vergilerinin bu ülkeye satışlara olan baskısı nedeniyle Volkswagen'in nakit akışı sorunu yaşamasının ardından gelmesi dikkati çekiyor. Şirketin, gelecek 5 yılda yaklaşık 160 milyar euro tutarındaki yatırımları finanse etmesi gerekiyor. 2002'de üretime başladı Volkswagen'in Dresden fabrikası, 2002'de üretime başladığından beri 200 binden az araç üretti. Firma, Dresden fabrikasını, o dönemde şirketin yeteneklerini sergileyen bir "amiral gemisi" olarak konumlandırmıştı. İlk olarak Phaeton, ardından ID.3 burada üretildi. Ancak, her iki model de Volkswagen'in başarısına katkıda bulunamadı. Bu fabrikanın kapatılması, Volkswagen'in Çin'den gelen şiddetli rekabet, ABD'deki gümrük vergileri, Almanya'da aşırı bürokrasi ve yüksek enerji maliyetleri, geniş çalışan hakları ve benzeri görülmemiş bir iç bürokrasinin ortasında hayatta kalabilmek attığı küçük bir adım olarak değerlendirildi.

  Almanya’daki Hessentag 2025 Festivali’nde Osmangazi rüzgarı Haber

  Almanya’daki Hessentag 2025 Festivali’nde Osmangazi rüzgarı

Osmangazi Halk Dansları Topluluğu da festivalde yaptığı muhteşem gösteri ile Bursa’nın değerlerini Avrupa’ya taşıdı. Almanya’nın Hessen Eyaleti tarafından düzenlenen ‘Hessentag 2025 Festivali’nde Osmangazi rüzgarları esti. Bu yıl Bad Vilbel şehrinde düzenlenen festivale katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, iki şehir arasındaki kardeşlik ve dostluk ilişkilerini güçlendirecek adımlar attı. Osmangazi ve Bursa'nın tanıtımının yapıldığı festivalde, Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisi de büyük ilgi gördü. Sahnede harika bir dans performansına imza atan Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, izleyicilerin beğenisini kazandı. Gösterilerin ardından Başkan Aydın, Hessen Eyalet Başkanı Boris Rhein ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki sosyal ve kültürel bağların önemine vurgu yapıldı. Bölgede yaşayan gurbetçi Türklerin ilgi odağı olan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Kardeşlik ve dostluk ilişkilerimizi geliştirdiğimiz Almanya’daki Hessen Günleri kapsamımda Bad Vibel’de Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğumuzun gösterisinin ardından Hessen Eyalet Başkanı Boris Rhein ile bir araya geldik. Nazik ev sahipliklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Almanya’nın Hessen bölgesiyle uzun yıllara dayanan kardeş şehir ilişkimizi, ortak kültürel mirasla daha da pekiştiriyoruz. Hessentag 2025 festivali kapsamında Osmangazi Halk Dansları Topluluğumuzla Bad Vilbel’de sahne alarak, Bursa’mızın değerlerini Avrupa’ya taşıdık. Sanatın ve kültürün sınırları aşan gücüyle bu anlamlı buluşmada emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

Almanya'da şirketlere milyarlarca Euro'luk destek Haber

Almanya'da şirketlere milyarlarca Euro'luk destek

Yeni uygulanacak vergi indirimi, özellikle sanayi ve KOBİ’leri öncelikli olacak. Alman hükümetinden yapılan açıklamada, şirketleri desteklemek ve büyümekte zorlanan ekonomiyi canlandırmak amacıyla 2025-2029 döneminde uygulanacak 46 milyar avroluk ilk vergi indirimi paketine Bakanlar Kurulunun onay verdiği bildirildi. Söz konusu vergi paketiyle, işletmelerin vergi yükünü hafifletmek için 3 yıl boyunca yıllık yüzde 30'luk "süper amortisman" gibi avantajlı seçeneklerle öncelikli yatırımların artırılması hedefleniyor. Kurumlar vergisinde 2028'den itibaren 5 yıl süreyle 1 puanlık indirim yapılması planlanıyor. Ayrıca mobilite ve AR-GE için de vergi teşvikleri artırılacak. Ekonomi büyümede zorlanıyor Öte yandan, tarife savaşları ve ABD Başkanı Donald Trump'ın bazı açıklamaları küresel ticarete ilişkin endişeleri körüklerken çoğu analist, Trump'ın gümrük vergisi politikasını Alman ekonomisinin büyümesinde "özel risk" olarak görüyor. Trump'ın agresif gümrük vergisi politikası küresel ekonomik görünümü gölgelerken, bölgedeki diğer ülkelere kıyasla daha büyük oranda imalat sektörüne bağımlı olan Alman ekonomisi, üretimdeki kalıcı zayıflık nedeniyle kırılganlığını koruyor. Ülke ekonomisi, 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 0,2 daraldı. Çin ile artan rekabet ve yapısal sorunların ekonomiyi frenlemesiyle art arda ikinci yıl küçülme yaşandı. Hükümet, 24 Nisan'da bu yıl için daha önce yüzde 0,3 olarak açıklanan büyüme beklentisini Trump'ın politikalarının ardından küresel ticari gerginliklerin etkisiyle sıfıra düşürmüştü. Hükümetin son tahmini gerçekleşirse ülke ekonomisi art arda üçüncü yıl büyümemiş olacak. Hükümete danışmanlık yapan Ekonomi Bilirkişi Kurulu da 21 Mayıs'ta ekonomiye ilişkin 2025 büyüme tahminini yüzde 0,4'ten sıfıra çekmişti.

Epsan plastik sektörü profesyonelleriyle buluştu Haber

Epsan plastik sektörü profesyonelleriyle buluştu

Plastik işleme endüstrisinin tüm değer zincirini kapsayan fuarda Epsan, sürdürülebilir ürünlerinin yanı sıra ve sektöre yönelik yenilikçi çözümlerini de ziyaretçilerin beğenisine sundu. Bu yıl KPA – Kunststoff Produkte Aktuell Fuarı’yla birlikte, Bad Salzuflen Messezentrum’da gerçekleşen KUTENO 2025, enjeksiyon kalıplama, ekstrüzyon, otomasyon, 3D baskı ve sürdürülebilir üretim gibi teknoloji alanlarında Avrupa’nın önde gelen firmalarını bir araya getirdi. Epsan da fuar süresince sürdürülebilir ve inovatif çözümlerini öne çıkartarak sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurma imkânı buldu. “Yeni iş birliklerinin ilk temellerini atma fırsatı bulduk” Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Epsan Yönetim Kurulu Başkanı Bora Efe, şunları söyledi: “KUTENO, Avrupa’daki sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurabildiğimiz, ürünlerimizi doğru hedef kitleyle buluşturabildiğimiz ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu aktarabildiğimiz son derece kıymetli bir buluşma noktası. Bu yıl da yüksek performanslı mühendislik plastiklerinden oluşan ürün portföyümüz, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Gelen geri bildirimler, doğru yolda ilerlediğimizi bir kez daha teyit etti. Aynı zamanda önemli iş birliklerinin ilk temellerini burada atma fırsatı bulduk. Fuar süresince hem mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirdik hem de yeni ticari bağlantılar kurarak Epsan’ın uluslararası pazardaki etkisini daha da artırdık.” Plastik sektörünün profesyonelleri KUTENO’da bir araya geldi Almanya’nın Bad Salzuflen şehrinde düzenlenen KUTENO Ticaret Fuarı, bu yıl da plastik sektöründeki karar vericilerin kendi projeleri için yeni iş ortakları, uzmanlar ve etkin tedarikçilerle buluştuğu önemli bir iş platformu oldu. Sektördeki son yeniliklerin sergilendiği fuar, her yıl olduğu gibi bu yıl da on binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

Almanya’da 1,3 milyon açık pozisyon var Haber

Almanya’da 1,3 milyon açık pozisyon var

Europe Card, Türkiye’deki nitelikli işgücüne Almanya’da kariyer fırsatı sununuyor. Almanya’da üç aşamada yenilenen Nitelikli İşgücü Göçü Yasası, yaşlanan nüfusa karşın yeni açılan iş alanları vesilesiyle, daha fazla göçmenin ülkeye gidişine kapı aralıyor. 2023’te önceki yıla oranla %55 daha fazla kişi Türkiye’den Almanya’ya göç ederken, yenilenen yasa sayesinde sayının daha da artması bekleniyor.   Dünyanın üçüncü büyük, Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya, Avrupa'daki pek çok ülke gibi kalifiye eleman açığıyla karşı karşıya bulunuyor. Kasım 2023’ten itibaren kademeli olarak yürürlüğe giren yeni Nitelikli İşgücü Göçü Yasası (FEG) ise nitelikli çalışanların Almanya’ya göçünü kolaylaştırıyor. Yüksekokul mezunu olan veya belirli mesleki niteliklere sahip kişiler, yeniden düzenlenen yasanın Almanya’ya göç konusunda öngördüğü çeşitli kolaylıklardan faydalanıyor.  “Statista verilerine göre, 2024’ün ortası itibarıyla Almanya’da 1 milyon 337 bin açık pozisyon bulunuyor” diyen Europe Card Yöneticisi Hukukçu Abdullah Alanoğlu, “Almanya son 20 yıldır istikrarlı istihdam oranlarına sahip olmasına rağmen hâlâ işgücü açığı var. Ülkedeki işgücü açığına katkıda bulunan faktörlerin başında, nüfusun beşte birinden fazlasının 65 yaşının üstünde olmasının yarattığı demografik dengesizlik geliyor. Bir diğer önemli faktör de birçok meslek için yeterli sayıda kalifiye çalışanın bulunmaması” dedi.  Türkiye’den göç edenlerde %55 artış Teknolojinin insanların yerini alıp almayacağı endişesinin zirve yaptığı bir dönemde, daha fazla çalışana ihtiyaç duyulan birçok sektör olduğunu söyleyen Hukukçu Abdullah Alanoğlu, Europe Card’ın Almanya’da nitelikli işgücü için oluşturulmuş resmi oturum (Aufenthaltserlaubnis) ve çalışma (Arbeitserlaubnis) izni sistemi Blue Card için başvuru ve ilgili süreçlerin tamamında hizmet veren güvenilir danışmanlık hizmetleri sunduğuna dikkat çekerek, “Almanya’nın işgücü ihtiyacını Türkiye’den karşılamaya yönelik güvenilir bir çözüm sunuyoruz. Çalışanların yeterlilik belgelerini doğrulama, Almanya’daki firmalarla bağlantı kurma ve uyum süreçlerini kolaylaştırma gibi hizmetler, Türkiye’deki nitelikli çalışanların yurt dışında başarılı bir kariyer yapma şansını artırıyor” açıklamasını yaptı. Almanya Federal İstatistik Ofisi Destatis’in verilerine göre, Türkiye’den Almanya’ya 2022’de 81 bin kişi göç ederken, aynı sayı 2023’te %55 artışla 126 bine yükseldi. Europe Card Yöneticisi Hukukçu Abdullah Alanoğlu, “Bu rakamın 2024 sonu itibarıyla çok daha yüksek olmasını bekliyoruz. Almanya nüfusu yaşlanırken, yeni iş alanlarının açılması, Türkiye’den gidebilecek nitelikli ve sertifikalı çalışanların önemini artırıyor. Bu durum, hem Almanya’nın ekonomisini güçlendirmek hem de Türk işgücüne uluslararası kariyer fırsatları sunmak açısından önemli. Europe Card olarak biz de bu konuda köprü görevi görüyoruz. Türk vatandaşlarının Almanya’da Blue Card başvurusu yapabilmeleri için uzman bir ekiple çalışma ve oturum izni konularında danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Özellikle mesleki yeterlilik alanında, hem Almanya’da hem de Türkiye’de diploma denkliği süreçleri için işbirliği yaptığımız güvenilir partnerlerimiz bulunuyor. Doğru danışmanlık şirketiyle çalışmak, Almanya’ya göç etmek isteyenlerin işini kolaylaştırması ve maddi-manevi hayal kırıklıkları yaşanmaması için önemli” uyarısında bulundu. Almanya’ya adaptasyonu kolaylaştıran uzmanlık merkezi Hukukçu Abdullah Alanoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: “Profesyonel ve müşteri odaklı yaklaşımıyla, Türk vatandaşlarına Almanya’da kariyer fırsatlarını değerlendirme sürecinde destek sunan danışmanlık şirketi EuropeCard olarak, yalnızca bir aracı değil; doğru pozisyonlara yönlendiren, bürokratik süreçlerde rehberlik eden ve çalışanların Almanya’ya adaptasyonunu kolaylaştıran bir uzmanlık merkeziyiz. Bu profesyonel destek sayesinde Türk çalışanlar, uluslararası standartlara uygun bir şekilde kariyerlerini şekillendirebiliyor. Yurt dışında çalışmak, yalnızca daha iyi maaş ve sosyal haklar değil, aynı zamanda kariyer gelişimi, uluslararası deneyim ve farklı kültürlerle etkileşim gibi pek çok avantajı beraberinde getiriyor. Almanya, özellikle sağlık, mühendislik, lojistik ve teknoloji gibi sektörlerde büyük bir talep yaratırken, Türk çalışanlara hem ekonomik hem de sosyal anlamda güçlü bir yaşam kurma imkanı sunuyor.”  

Türk firmalarından Almanya’da gövde gösterisi Haber

Türk firmalarından Almanya’da gövde gösterisi

Türk firmalarından Almanya’da gövde gösterisi Almanya’nın en büyük franchise fuarı Franchise Expo Germany (FEX24) ye Türk firmaları damgasını vurdu. Franchise sektörünün en önemli etkinliklerinden kabul edilen Uluslararası fuarda Türk markalarının hem standları hem de katıldıkları etkinlikler büyük ilgi çekti. Avrupa pazarına girmek ve bayilik sistemi ile büyümek isteyen firmaların Uluslararası fuarı Franchise Expo Germany 6-8 Kasım tarihlerinde Frankfurt Almanya’da gerçekleşti.Dünyanın en iyi bilinen markalarının karşısında yer alan Türk firmaları adeta gövde gösterisi yaptı. Ayrıca fuarda bu yıl bir ilk yaşandı ve Almanya’da bir fuarda ilk defa Türkçe konferans yapıldı. Güvenilir Ürün Platformu tarafından fuar komitesi desteğiyle düzenlenen konferasta Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Çiğköftem Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güner, FrankfurtRheinMain Müdürü Sener Akkus, Armiya Teknoloji CEO’su Ali İhsan Tuğ ve DUB Ceo’su Ayşe Meşe konuşmacı olarak yer aldı. Çok sayıda izleyicinin ilgiyle takip ettiği etkinlikte konuşmacılar Avrupa pazarına girmek isteyen Türk firmaları için önerilerini sunarak franchise sistemlerinde başarının sırrını değerlendirdi. Markalaşmanın önemine vurgu yapan Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak ‘’Türk ürünlerinin kalitesi çok yüksek bu kaliteyi hem anlatmalı hem de markalaştırmalyız. Örneğin coğrafi işaretler markalaşmada önemli bir başlık ancak firmalarımız etkin kullanmıyor. Diğer bir konu da yurtdışı pazara açılan firmalarımız yaptıkları satışı sadece ticari fayda olarak görmemeli Türk ürünlerini ve Türkiye’yi temsil ettiğinin sorumluluğu da taşımalı.’’ diye konuştu. Fuarda standı en çok ilgi gören Türk firmalarından Çiğköftem Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güner firmaının yurtdışındaki büyüme hikayesini anlatarak Avrupa’da bayileşmek isteyen yatırımcılara önerilerde bulundu. Armiya Teknoloji CEO’su Ali İhsan Tuğ teknolojinin franchise sistemlerine entegre edilmesinde yazılımların önemini, FrankfurtRheinMain Müdürü Sener Akkus ise bölgesel yatırımlarda kamu desteklerini dinleyicilerle paylaştı. Başkonsolostan destek geldi Fuardaki Türk firmalarını ziyaret eden Frankfurt Başkonsolusu İlknur Akdevelioğlu herkese moral verdi. Firmalara tam destek olacaklarını ifade eden Akdevelioğlu, Almanya’nın özel olarak da Frankfurt’un Türk firmaları için her anlamda önemli olduğunu belirterek, “Almanya ile işbirliği içinde burada olmak Türk firmalarının önünü açar. Biz de bu noktada her türlü bilgiyi vermeye hazırız” dedi. Dünya çapında 46 ülkeden 2400’e yakın firma ve profesyonel ismi ağırlayan Franchise Expo Germany(FEX24) firmaların ve yatırımcıların ağlarını ve bilgilerini genişletmelerine ve sektördeki güncel trendler hakkında bilgi edinmelerine olanak sağladı. Fuarın franchise sektörünün buluşma noktası haline geldiğini söyleyen MFV Expositions Başkanı Martin Joksimovic."Franchise Expo Germany, sektör için network ağlarını güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için yıllık buluşma noktası haline geldi. Bu yıl salonlardaki muhteşem enerji sadece bireysel anlaşmalarla ilgili değildi, aynı zamanda ortak iş fırsatlarında başarının da kanıtıydı" diye vurguladı. Fuar yetkililerinden yapılan açıklamaya göre bu yıl fuara katılan firmaların %30'u, 6 - 8 Kasım 2025 tarihleri arasında Frankfurt'ta gerçekleşecek olan FEX25 için şimdiden standlarını ayırttı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.