SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ab Komisyonu

Ekometre - Ab Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ab Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AB'den ChatGPT, Reddit ve Roblox'a yeni düzenleme Haber

AB'den ChatGPT, Reddit ve Roblox'a yeni düzenleme

Aylık kullanıcı sayısı 45 milyonu aşan platformların, yasa dışı içerikler, çocukların güvenliği, temel haklar ve kamu güvenliği gibi alanlardaki sistemik riskleri değerlendirmesi ve azaltması gerekecek. Avrupa Birliği, dijital platformlara yönelik denetimlerini genişletiyor. AB Komisyonu, ChatGPT, Reddit ve Roblox'u Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında çok büyük çevrim içi platform ve arama motoru olarak sınıflandırdı. Komisyonun açıklamasına göre, Birlik sınırları içinde aylık ortalama en az 45 milyon kullanıcıya ulaşan yapay zeka sohbet robotu ChatGPT, "Çok Büyük Çevrim İçi Arama Motoru" kategorisine dahil edildi. Sosyal haber ve tartışma platformu Reddit ile dijital oyun platformu Roblox ise "Çok Büyük Çevrim İçi Platform" olarak sınıflandırıldı. Şirketlere uyum için Aralık 2026'ya kadar süre Yeni sınıflandırma, söz konusu hizmetleri DSA'nın çok büyük çevrim içi platformlar ve arama motorları için öngördüğü ilave yükümlülüklere tabi hale getiriyor. ChatGPT, Reddit ve Roblox'un Aralık 2026 sonuna kadar bu yükümlülüklere uyum sağlaması gerekiyor. Bu kapsamda şirketlerden platformlarında ortaya çıkabilecek sistemik riskleri belirlemeleri ve bunları azaltmaya yönelik önlemler almaları bekleniyor. Yasa dışı içerik ve çocukların güvenliği mercek altında AB'nin yeni denetim çerçevesi, yalnızca yasa dışı içeriklerin yayılmasıyla sınırlı kalmıyor. Şirketlerin çocuklar üzerindeki olumsuz etkiler, kullanıcıların fiziksel ve ruhsal sağlığı, temel haklar, seçim süreçleri ve kamu güvenliğiyle bağlantılı sistemik riskleri değerlendirmesi ve azaltması gerekecek. Düzenlemeyle birlikte platformların söz konusu risklere karşı uyguladığı politikalar ve sistemler de daha yakından incelenebilecek. AB Komisyonunun inceleme yetkisi genişliyor AB Komisyonu, sınıflandırma kararlarıyla birlikte söz konusu hizmetlerin işlevlerini ve bunlarla bağlantılı sistemleri inceleme yetkisine de sahip olacak. Böylece Komisyon, DSA kapsamında getirilen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini daha kapsamlı biçimde denetleyebilecek. DSA kapsamındaki platform sayısı 28'e çıktı ChatGPT, Reddit ve Roblox'a ilişkin son kararlarla birlikte AB'nin Dijital Hizmetler Yasası kapsamında sınıflandırdığı çok büyük çevrim içi platform ve arama motorlarının toplam sayısı 28'e yükseldi. Yeni sınıflandırmalar, AB'nin özellikle yüksek kullanıcı kitlesine ulaşan dijital hizmetlerde yasa dışı içerik, çocukların korunması, temel haklar ve kamu güvenliği gibi alanlardaki risklere yönelik denetimlerini genişlettiğini ortaya koyuyor.

Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma sinyali Haber

Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma sinyali

Euro Bölgesi’nde ekonomik güven ağustosta belirgin şekilde iyileşti. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun iş ve tüketici anketinin sonuçlarına göre, ekonomik güven endeksi aylık bazda 1,3 puan yükselerek 98,4 seviyesine çıktı. Piyasa beklentisinin 97,5 puan olduğu dönemde açıklanan verinin tahminleri aşması, Avrupa ekonomisine ilişkin beklentiler açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirildi. AB genelinde de güven yükseldi AB genelinde ekonomik güven endeksi ağustosta bir önceki aya göre 1 puan artarak 98,2’ye ulaştı. Euro Bölgesi’nin temmuz ayı ekonomik güven endeksi de daha önce açıklanan 96,9 seviyesinden 97,1’e revize edildi. Böylece hem AB hem de Euro Bölgesi’nde ekonomik güven göstergesi üst üste dördüncü ayda da yükselmiş oldu. Sanayi, hizmetler ve perakendede iyimserlik arttı Ekonomik güven endeksindeki yükselişte özellikle sanayi, hizmetler ve perakende ticaret sektörlerindeki güven artışı etkili oldu. Buna karşılık inşaat sektöründe ve tüketiciler arasında güven göstergeleri büyük ölçüde yatay seyretti. Endeksin 100 puanlık uzun dönem ortalamasına yaklaşması, ekonomik aktörlerin bölge ekonomisine yönelik beklentilerinde kademeli bir iyileşmeye işaret etti. Tüketici güveninde sınırlı toparlanma Tüketici güveni de ağustosta hafif bir yükseliş gösterdi. Euro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi eksi 15,9 seviyesinden eksi 15,5’e yükselirken, AB genelinde endeks eksi 15,1’den eksi 15’e çıktı. Veriler, tüketici tarafındaki toparlanmanın henüz sınırlı kaldığını, buna karşın işletmelerin özellikle sanayi, hizmetler ve perakende sektörlerinde daha olumlu bir görünüm sergilediğini ortaya koydu.

TAYSAD 2026 yılının ilk 7 ayını değerlendirdi Haber

TAYSAD 2026 yılının ilk 7 ayını değerlendirdi

Aynı dönemde toplam otomotiv üretimi 767 bin 216 adet seviyesinde kaydedildi. Avrupa başta olmak üzere ana pazarlardaki yavaşlama ve üretimdeki gerilemeye rağmen ihracatını artıran sektör, artan maliyetler ve finansal koşulların yarattığı baskı karşısında rekabetçiliğini korumaya odaklandı. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, yılın ikinci yarısında küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle otomotiv pazarında daha durgun bir seyir beklediklerini belirtti. Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, 2026 yılının ilk 7 ayında jeopolitik gelişmeler, değişen ticaret politikaları, elektrikli araç dönüşümü ve küresel pazarlardaki belirsizliklerin etkisiyle zorlu bir dönem geçirdi. Avrupa başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında talep yavaşlarken, sektör şirketleri artan maliyetler karşısında verimliliklerini artırmaya ve rekabet güçlerini korumaya odaklandı. 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin değerlendirmede bulunan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, zorlu koşullara rağmen sektörün üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüğünü, mevcut konumunu korumak ve daha verimli olmak için çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Üretimdeki gerilemeye rağmen otomotiv ihracatı arttı Otomotiv tedarik sanayisinin ilk 7 ayda ihracatını artırdığını söyleyen Yakup Birinci, “OSD ve OİB verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayında toplam otomotiv üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 azalarak 767 bin 216 adet, otomobil üretimi ise yüzde 18,6 azalarak 424 bin 667 adet oldu. Buna karşın aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı yüzde 2,4 artışla 24 milyar 423 milyon dolara, otomotiv tedarik sanayisi ihracatı ise yüzde 4,7 artışla 9 milyar 473 milyon dolara ulaştı. Ancak kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması ve özellikle işçilik başta olmak üzere üretim maliyetlerindeki artış, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü korumasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Kurun ihracatçı sektörlerin rekabetçiliğini destekleyecek bir seviyede seyretmesini ve maliyet baskısını azaltacak adımların atılmasını önemsiyoruz. TAYSAD olarak bu konudaki beklentilerimizi ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörümüzün rekabetçiliğini koruyacak yapısal adımların hayata geçirilmesi için bu temaslarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor Küresel pazarlardaki talep değişimleri, Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ve mobilite ekosistemindeki dönüşümü yakından takip ettiklerini belirten Birinci, “Önümüzdeki dönemde yeni projeler alabilmek, mevcut konumumuzu koruyabilmek ve küresel tedarik zincirindeki yerimizi güçlendirebilmek için daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor. Bunun için teknoloji yetkinliğimizi, üretim kabiliyetimizi ve verimliliğimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzün güçlü üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve küresel tedarik zincirlerindeki deneyimi önemli avantajlarımız arasında yer alıyor. Bu avantajları koruyarak daha verimli çalışmaya ve rekabet gücümüzü artırmaya odaklanacağız” diye konuştu. Türkiye’nin Made in EU kapsamına alınması için ortak lobi çalışmaları sürüyor TAYSAD olarak Made in EU gündemini yakından takip ettiklerini belirten Birinci, “Sektörümüzün Avrupa ile güçlü entegrasyonunu ve küresel rekabet gücünü koruyacak bir yaklaşımın oluşması için OİB ve OSD ile Ankara ve Brüksel’de kapsamlı temaslar yürütüyoruz. Bu kapsamda ilgili kamu kurumları, AB kurumları ve Avrupa otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Paydaşlarımızla koordinasyonumuzu güçlendirirken, AB Komisyonu’nun ‘Have Your Say’ platformu üzerinden TAYSAD’ın resmi görüşünü de sürece dahil ettik. Üyelerimizin de bu sürece aktif katılımını teşvik ediyor, AB’deki müşterileriyle iletişimlerinde Made in EU gündeminin doğru şekilde ele alınmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın ortak hedefi, Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki stratejik konumunu ve yıllar içinde oluşan güçlü üretim ve tedarik entegrasyonunu korumaktır. Türkiye’nin dahil edildiği kapsayıcı bir Made in EU yaklaşımının, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü, sanayi dayanıklılığını ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendireceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro Haber

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro

AB Komisyonu’nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, kriz sürecinin başlamasından bu yana Avrupa ülkelerinin enerji için normal seviyelerin yaklaşık 35 milyar euro üzerinde ödeme yaptığını söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenen gayriresmi AB enerji bakanları toplantısının ardından konuşan Jorgensen, yaşanan süreci “fosil yakıt krizi” olarak tanımladı. “Avrupa hâlâ kırılgan” Jorgensen, AB’nin 2022’ye kıyasla daha hazırlıklı olduğunu, yenilenebilir enerji kapasitesinin arttığını ve enerji tedarikinin çeşitlendirildiğini belirtti. Ancak küresel piyasalardaki fiyat artışlarının Avrupa ekonomisini hâlâ ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması gerektiğini ifade eden Jorgensen, özellikle sanayi üretimi ve vatandaşların enerji maliyetleri konusunda baskı altında olduğunu söyledi. Jet yakıtı için gözlem merkezi kuruldu AB Komisyonu, olası arz sorunlarını izlemek amacıyla Avrupa’daki jet yakıtı hareketlerini takip edecek özel bir gözlem merkezi kurduğunu duyurdu. Jorgensen, kısa vadede ciddi bir arz güvenliği problemi beklenmediğini ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ve hava yolu şirketlerinin vereceği tepkilerin süreci belirleyeceğini ifade etti. Bazı hava yolu şirketlerinin şimdiden uçuş iptallerine başladığına dikkat çekti. GKRY’den yeni doğal gaz hamlesi GKRY Enerji Bakanı Michael Damianos ise Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara bağımlılığının ekonomik ve güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Damianos, Romanya, Yunanistan, Polonya ve GKRY’deki yeni doğal gaz keşiflerinin Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtti. Özellikle GKRY merkezli Kronos sahasında yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini ifade eden Damianos, anlaşmanın sağlanması halinde Avrupa pazarına ilk gaz akışının 2027 sonu veya 2028 başında başlayabileceğini açıkladı. Afrodit sahasında ise ilk gaz üretiminin 2030-2031 döneminde başlamasının planlandığı bildirildi. LNG ve enerji güvenliği gündemde AB yetkilileri, küresel LNG piyasasındaki dalgalanmalar ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin Avrupa enerji güvenliği açısından yeni baskılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Birlik, enerji arz güvenliğini artırmak için hem yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmayı hem de yerli doğal gaz kaynaklarını sisteme dahil etmeyi hedefliyor.

AB'nin yeşil pasaport açıklaması Haber

AB'nin yeşil pasaport açıklaması

AB Komisyonu Sözcüsü, yeni sistemde yeşil pasaport hamilleriyle ilgili soruyu da cevapladı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü, 29 Ocak'ta açıklanan yeni vize stratejisi önerisine ilişkin soruları yanıtladı. "Yeni açıklanan vize stratejisi AB ile 2013'ten beri Vize Serbestisi Diyaloğu yürüten Türkiye'yi nasıl etkileyecek?" sorusunu yanıtlayan AB Komisyonu Sözcüsü, "Vize stratejisinde Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir husus yok" cevabını verdi. AB Komisyonu Sözcüsü, aynı zamanda vize stratejisinin hiçbir ülke ya da coğrafi bölgeyi doğrudan hedef almadığını bildirdi. Yeşil pasaporta vize haberleri Türk basınında yaygın olarak AB'nin yeni vize stratejisinde 'yeşil pasaport' sahiplerine ilave uygulamalar getirileceğine ilişkin haberlerin de bulunduğu hatırlatılarak, özel statüdeki pasaport sahiplerinin nasıl etkileneceğinin sorulması üzerine AB Komisyonu Sözcüsü, "Vizesiz seyahat edebilen Türk vatandaşlarının (örneğin diplomatik pasaport veya yeşil pasaport hamillerinin) haziran ayında hayata geçirilecek Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) olarak bilinen seyahat yetkilendirmesi sistemi için başvuru yapmasına gerek bulunmuyor. Bu kapsamda söz konusu kişiler, vizeye ve ETIAS seyahat yetkilendirmesine ihtiyaç duymadan seyahat edebilecek" açıklamasında bulundu. Ettıas seyahat yetkilendirmesi AB Komisyonu Sözcüsü, Türkiye'nin henüz vizeden muaf ülkeler arasında yer almadığını, Türk vatandaşlarının da ETIAS kapsamına girmeyeceğini kaydederek, "Bu nedenle Türk vatandaşlarının, AB’nin dış sınırlarını geçebilmek için ETIAS seyahat yetkilendirmesi değil, vize almaları gerekiyor" bilgisini verdi. AB'nin yeni vize stratejisi alanında çalışmalar yapacağını duyurması, Türk basınında Türkiye'nin de bu durumdan etkileneceği yönünde iddialara neden olmuş, tartışmalara yol açmıştı. Düzensiz göçle mücadele için vize uygulaması AB Komisyonu'nun 29 Ocak'ta duyurduğu yeni vize stratejisi önerisinde düzensiz göçle mücadelede işbirliği yapan üçüncü ülkelere vize kolaylığı sağlanması, vizesiz seyahat rejimlerinin daha sıkı denetlenmesi ve yükümlülüklerini yerine getiren ülkelerde vizesiz seyahatin sürmesinin amaçlandığı bildirilmişti. AB'nin vizeyi daha stratejik, koordineli ve kararlı bir şekilde kullanmak istediği aktarılırken, güvenilen partnerlerin vize sürecinin kolaylaştırılmasıyla desteklenmesi gerektiğine işaret edilmişti. Strateji kapsamında, geri dönüş ve geri kabul konularında işbirliği göstermeyen, AB'nin güvenliğini tehdit eden eylemlerde bulunan üçüncü ülkelere yönelik vize başvurularının askıya alınması veya kısıtlanması gibi önlemlerin de gündeme gelebileceği belirtilmişti. Vizesiz seyahat edenler için Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi'nin (ETIAS), 2026'nın son çeyreğinde devreye gireceği de duyurulmuştu. Yeni strateji kapsamında AB'nin nitelikli iş gücü, öğrenciler, araştırmacılar ve yenilikçi girişimciler için mevcut mevzuatta olası değişiklikleri de değerlendireceği kaydedilmişti.

İş dünyası Gümrük Birliğinde güncelleme istiyor Haber

İş dünyası Gümrük Birliğinde güncelleme istiyor

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği (GB), özellikle sanayi malları üzerinden kurgulanarak ikili ticaret hacmini önemli ölçüde büyüttü. Ancak aradan geçen 30 yılda küresel ticaret yapısı kökten değişti. Hizmetler, dijital ekonomi, yeşil dönüşüm ve kamu alımları gibi yeni alanlar mevcut anlaşmanın yenilenmesi ihtiyacını ortaya çıkardı. İkili ticaret hacminin 8 kat artarak 230 milyar doları aştığı ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 100 seviyesine yakın seyrettiği bildirildi. Bu süreçte orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yüzde 43.5’e yükselmesi ve Türkiye’nin dünya ihracatından aldığı payın iki katına çıkması dikkat çekti. Ancak mevcut yapının artık küresel ekonominin yeni dinamiklerini karşılamakta zorlandığı değerlendirmesi yapılıyor. 3 AŞAMALI SÜREÇ Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin resmen başlayabilmesi için ilk adımın AB Komisyonu tarafından atılması gerekiyor. Komisyon, güncelleme için kapsam ve çerçeveyi içeren müzakere taslağını hazırlayarak yetki talebinde bulunuyor. Ancak Komisyon tek başına müzakere başlatamıyor. Resmi yetkilendirme kararı ise üye ülkeleri temsil eden AB Konseyi tarafından alınıyor. Konsey, Komisyon’a müzakere yetkisi verdiği takdirde süreç teknik olarak başlatılmış sayılıyor. Mevcut aşamada beklenen adımın bu yetkilendirme kararı olduğu belirtiliyor. Müzakereler tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak nihai anlaşma metninin yürürlüğe girebilmesi için ise Avrupa Parlamentosu onayı gerekiyor. TÜRKİYE REKABET GÜCÜNÜ KORUMALI Türk özel sektörü, AB üyesi ülkelerin siyasi başlıkları bir yana bırakıp resmi görüşmelerin başlaması için kapıyı açmasını talep ediyor. Çünkü değişen dünya konjonktürüyle birlikte AB’nin tedarik kanallarını Türkiye ile güvenceye alması mümkün. Türkiye ise hem yeni gelişen sektörleri kapsayan hem de üçüncü ülkelerle ticarette yaşanan asimetriyi gideren bir Gümrük Birliği güncellemesi ile rekabet gücünü korumak istiyor. ‘KAZAN-KAZAN’ FORMÜLÜ Türk iş dünyasında güncelleme süreci ‘kazan-kazan’ formülü çerçevesinde ele alınarak şu başlıklar öne çıkarılıyor: 1. Hizmetler, tarım ve kamu alımlarının kapsama alınması 2. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarında (STA) eş zamanlı ve bağlayıcı katılım sağlanması 3. Ulaştırma kotalarının kaldırılması ve lojistik engellerin azaltılması 4. Yeşil ve dijital dönüşüm sürecinin finansman ve teknik işbirliğiyle desteklenmesi 5. Uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi ve karar süreçlerine daha etkin katılım sağlanması. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin, mevcut ticaret hacmini artırmanın ötesinde, Avrupa değer zincirlerinin güçlendirilmesi ve küresel rekabette konumun sağlamlaştırılması açısından yapısal bir adım olacağı değerlendiriliyor. STA’LARDA UYUMSUZLUK VAR İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gümrük Birliği’nin şu anki halinde yaşanan en büyük sorunlardan birinin iki tarafın bağımsız olarak imzaladığı STA’ların giderek uyumsuzluk yaratması olduğunu söyledi. Zeytinoğlu, “STA konusunda AB ve Türkiye arasında giderek artan bir uyumsuzluk var. Türkiye’nin 44 STA’sına karşılık AB’nin 80’e yakın ülke ve bölge ile ticaret, ortaklık anlaşmaları bulunuyor. AB ile ticaret anlaşması bulunan ülkeler Türkiye pazarına da gümrüksüz erişim sağlarken, Türkiye ayrı bir STA’sı olmadığı zaman bu ülkeyle ticaretini serbestleştiremiyor. Yani mütekabiliyet ortadan kalkıyor” diye konuştu. HİNDİSTAN-MERCOSUR FAKTÖRÜ AB, Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan Anlaşması ile ticari ağlarını 1 milyar 800 milyona yakın bir nüfusu kapsayan coğrafyaya kadar genişletti. AB, bunun yanı sıra Endonezya ile STA müzakerelerini tamamlarken, Meksika ile Global Anlaşması’nı modernize etti. Bu durumun AB’nin Çin ve ABD dışında önemli ticaret oyuncuları ile serbest ticaret ağını giderek genişletip, konsolide etmesi anlamına geldiğini söyleyen Zeytinoğlu, şu uyarıyı yaptı: “Gümrük Birliği’nin yapısı gereği, ticaretteki değişimlere adapte olacak şekilde güncellenmesi gerekiyor. Türkiye ve AB, masaya oturup giderek büyüyen sorunları çözmek için çaba sarf etmeli.” TARİFELER VE ÇİN Öte yandan, ABD tarifeleri ve Çin’in agresif dış pazar politikası dikkate alındığında AB’nin ticari kayıpları söz konusu. Bu nedenle AB için de Türkiye ile ekonomik ve sınai tamamlayıcılık, ekonominin dirençliliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı açısından güncelleme kaçınılmaz gözüküyor. Zeytinoğlu, bu durumun AB açısından sadece ticaret değil, yatırım açısından da olumsuz bir tabloya neden olduğunu belirterek, şunları söyledi: “AB açısından Türkiye’nin aldığı ticari korunma tedbirleri sebebiyle kayıplar gerçekleşiyor. Örneğin İtalya’dan yapılan ithalatta 2024 ve 2025 arasında yüzde 18’lik bir azalma var. Ayrıca AB tedarik zincirlerini güçlendirme, daha dayanıklı hale getirme ve çeşitlendirme arayışı içinde. Türkiye, bu açıdan sınai kapasitesi ile önemli bir ortak. Ayrıca ticaretin yanı sıra yatırım boyutuyla da düşündüğümüzde Gümrük Birliği ilişkisinin statik kalması ve yıpranması AB açısından da kayıptır.” AB LİDERLERİNE AÇIK MEKTUP DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri tarafından hazırlanan ve Türk iş dünyasının beklentilerini içeren açık mektup, 26 AB üyesi ülkenin iş konseyi başkanının imzasıyla Avrupa Birliği liderlerine gönderildi. MADE IN EUROPE UYARISI Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve çelik kotalarını ‘yeni ticaret duvarları’ olarak tanımlayan DEİK Başkanı Nail Olpak, AB’nin Made in Europe yaklaşımıyla üretimi kendi sınırları içine çekme eğilimine dikkat çekti. Türkiye’nin bu çemberin dışında bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Olpak, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosisteminin doğal bir parçası olduğunu vurguladı. ‘TÜRKİYE, AVRUPA İÇİN VAZGEÇİLMEZ ORTAK’ DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Türkiye-AB ilişkisinin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik entegrasyon ve ortak üretim anlamına geldiğini söyledi. Türkiye’nin genç nüfusu, sanayi altyapısı, enerji ve lojistik gücüyle Avrupa’nın stratejik geleceğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yalçındağ, bu yıl somut sonuçlar alınması çağrısında bulundu. İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ: BAKANLIĞIN HASSASİYETLE GEREKENİ YAPACAĞINA İNANIYORUZ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmalarının, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını hızla güncellemesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini söyledi. Avdagiç, “AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarından yana yaşadığımız olumsuzlukların ve risklerin giderilmesi için bir an evvel tedbir alınması yararlı olacaktır. Ticaret Bakanlığı’nın konuyu hassasiyetle ele aldığına ve gerekenleri yapacağına inanıyoruz. Öte yandan, mevcut küresel konjonktürde STA imzaladığımız diğer ülkelerle ithalat-ihracat dengesi göz önüne alınarak STA’ların yeniden müzakere edilmesi ve revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi. BAKAN BOLAT: GÜNCELLEME AB İÇİN DE ZORUNLULUK Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği’nin Türkiye ekonomisinin aleyhine işlediği yönündeki görüşlerin gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yalnızca Türkiye için değil, AB’nin ekonomik güvenliği açısından da zorunluluk haline geldiğini vurguladı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının yarattığı asimetriler ve karar alma süreçlerine Türkiye’nin sınırlı katılımının güncelleme tartışmalarının merkezinde yer aldığını ifade eden Bolat, taşımacılık kotaları ve iş insanlarının serbest dolaşımının önemine dikkat çekti. Bolat, Avrupa Komisyonu ile ‘Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu’ toplantılarının başlatıldığını, Gümrük Birliği kapsamında sorun oluşturan 29 alt başlıktan 15’inin karşılıklı uzlaşıyla çözüldüğünü belirtti. Kalan başlıklar için temasların ve toplantıların sürdüğünü aktardı. Bolat, müzakerelerin resmen başlayabilmesi için AB Konseyi tarafından Komisyonun yetkilendirilmesi gerektiğini, bu süreç beklenirken teknik diyalog kanallarının işletildiğini söyledi.

AB, Rusya'ya yönelik yaptırımlara hazırlanıyor Haber

AB, Rusya'ya yönelik yaptırımlara hazırlanıyor

AB Komisyonu Başsözcüsü Eric Mamer, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, Rusya'ya yönelik yeni yaptırım paketi hazırlıkları hakkında açıklamalarda bulundu. Mamer "AB Komisyonu'nun 11'inci yaptırım paketi teklifini üye ülkelere gönderildiğini teyit ediyorum" dedi ve bu aşamada üye ülkelerin paket içeriğini değerlendireceklerini belirtti. Mamer, yeni yaptırım paketine ilişkin detayları henüz paylaşamayacağına işaret ederek, bu pakette yaptırımların uygulanması, etkinliği ve delinmesinin önlenmesine odaklanacaklarını vurguladı. "Paket, Rusya'ya yapılan ihracata ve bunun nasıl ele alınması gerektiğine bakacaktır" diyen Mamer, Rusya'nın kısıtlanan ürünleri diğer ülkelerden ithal etmesini önlemek istediklerini ifade etti. Mamer, bu aşamada yeni yaptırım paketinin çarşamba günü, üye ülkelerin AB Konseyi'ndeki Daimi Temsilciler Komitesi’nde (COREPER) ele alınmasını beklediğini söyledi. Avrupa basına göre, AB'nin yeni yaptırım paketi teklifinde Rusya'ya askeri amaçla kullanılabilen ekipmanları tedarik ettiği gerekçesiyle 7 Çinli firma da bulunuyor. AB, şimdiye kadar, Rusya'ya yönelik 10 yaptırım paketini hayata geçirdi. Bu çerçevede, Rusya'ya yönelik ticaret, finans, petrol ve kömür de dahil enerji, sanayi, teknoloji, ulaşım, çift kullanımlı ve lüks ürünler ile altını da içeren geniş yelpazeye yayılmış kısıtlamalar uygulandı. Binin üzerinde kişi ve 200’e yakın kurumun mal varlıkları donduruldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.