SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ab Komisyonu

Ekometre - Ab Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ab Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AB'nin yeşil pasaport açıklaması Haber

AB'nin yeşil pasaport açıklaması

AB Komisyonu Sözcüsü, yeni sistemde yeşil pasaport hamilleriyle ilgili soruyu da cevapladı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü, 29 Ocak'ta açıklanan yeni vize stratejisi önerisine ilişkin soruları yanıtladı. "Yeni açıklanan vize stratejisi AB ile 2013'ten beri Vize Serbestisi Diyaloğu yürüten Türkiye'yi nasıl etkileyecek?" sorusunu yanıtlayan AB Komisyonu Sözcüsü, "Vize stratejisinde Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir husus yok" cevabını verdi. AB Komisyonu Sözcüsü, aynı zamanda vize stratejisinin hiçbir ülke ya da coğrafi bölgeyi doğrudan hedef almadığını bildirdi. Yeşil pasaporta vize haberleri Türk basınında yaygın olarak AB'nin yeni vize stratejisinde 'yeşil pasaport' sahiplerine ilave uygulamalar getirileceğine ilişkin haberlerin de bulunduğu hatırlatılarak, özel statüdeki pasaport sahiplerinin nasıl etkileneceğinin sorulması üzerine AB Komisyonu Sözcüsü, "Vizesiz seyahat edebilen Türk vatandaşlarının (örneğin diplomatik pasaport veya yeşil pasaport hamillerinin) haziran ayında hayata geçirilecek Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) olarak bilinen seyahat yetkilendirmesi sistemi için başvuru yapmasına gerek bulunmuyor. Bu kapsamda söz konusu kişiler, vizeye ve ETIAS seyahat yetkilendirmesine ihtiyaç duymadan seyahat edebilecek" açıklamasında bulundu. Ettıas seyahat yetkilendirmesi AB Komisyonu Sözcüsü, Türkiye'nin henüz vizeden muaf ülkeler arasında yer almadığını, Türk vatandaşlarının da ETIAS kapsamına girmeyeceğini kaydederek, "Bu nedenle Türk vatandaşlarının, AB’nin dış sınırlarını geçebilmek için ETIAS seyahat yetkilendirmesi değil, vize almaları gerekiyor" bilgisini verdi. AB'nin yeni vize stratejisi alanında çalışmalar yapacağını duyurması, Türk basınında Türkiye'nin de bu durumdan etkileneceği yönünde iddialara neden olmuş, tartışmalara yol açmıştı. Düzensiz göçle mücadele için vize uygulaması AB Komisyonu'nun 29 Ocak'ta duyurduğu yeni vize stratejisi önerisinde düzensiz göçle mücadelede işbirliği yapan üçüncü ülkelere vize kolaylığı sağlanması, vizesiz seyahat rejimlerinin daha sıkı denetlenmesi ve yükümlülüklerini yerine getiren ülkelerde vizesiz seyahatin sürmesinin amaçlandığı bildirilmişti. AB'nin vizeyi daha stratejik, koordineli ve kararlı bir şekilde kullanmak istediği aktarılırken, güvenilen partnerlerin vize sürecinin kolaylaştırılmasıyla desteklenmesi gerektiğine işaret edilmişti. Strateji kapsamında, geri dönüş ve geri kabul konularında işbirliği göstermeyen, AB'nin güvenliğini tehdit eden eylemlerde bulunan üçüncü ülkelere yönelik vize başvurularının askıya alınması veya kısıtlanması gibi önlemlerin de gündeme gelebileceği belirtilmişti. Vizesiz seyahat edenler için Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi'nin (ETIAS), 2026'nın son çeyreğinde devreye gireceği de duyurulmuştu. Yeni strateji kapsamında AB'nin nitelikli iş gücü, öğrenciler, araştırmacılar ve yenilikçi girişimciler için mevcut mevzuatta olası değişiklikleri de değerlendireceği kaydedilmişti.

İş dünyası Gümrük Birliğinde güncelleme istiyor Haber

İş dünyası Gümrük Birliğinde güncelleme istiyor

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği (GB), özellikle sanayi malları üzerinden kurgulanarak ikili ticaret hacmini önemli ölçüde büyüttü. Ancak aradan geçen 30 yılda küresel ticaret yapısı kökten değişti. Hizmetler, dijital ekonomi, yeşil dönüşüm ve kamu alımları gibi yeni alanlar mevcut anlaşmanın yenilenmesi ihtiyacını ortaya çıkardı. İkili ticaret hacminin 8 kat artarak 230 milyar doları aştığı ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 100 seviyesine yakın seyrettiği bildirildi. Bu süreçte orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yüzde 43.5’e yükselmesi ve Türkiye’nin dünya ihracatından aldığı payın iki katına çıkması dikkat çekti. Ancak mevcut yapının artık küresel ekonominin yeni dinamiklerini karşılamakta zorlandığı değerlendirmesi yapılıyor. 3 AŞAMALI SÜREÇ Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin resmen başlayabilmesi için ilk adımın AB Komisyonu tarafından atılması gerekiyor. Komisyon, güncelleme için kapsam ve çerçeveyi içeren müzakere taslağını hazırlayarak yetki talebinde bulunuyor. Ancak Komisyon tek başına müzakere başlatamıyor. Resmi yetkilendirme kararı ise üye ülkeleri temsil eden AB Konseyi tarafından alınıyor. Konsey, Komisyon’a müzakere yetkisi verdiği takdirde süreç teknik olarak başlatılmış sayılıyor. Mevcut aşamada beklenen adımın bu yetkilendirme kararı olduğu belirtiliyor. Müzakereler tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak nihai anlaşma metninin yürürlüğe girebilmesi için ise Avrupa Parlamentosu onayı gerekiyor. TÜRKİYE REKABET GÜCÜNÜ KORUMALI Türk özel sektörü, AB üyesi ülkelerin siyasi başlıkları bir yana bırakıp resmi görüşmelerin başlaması için kapıyı açmasını talep ediyor. Çünkü değişen dünya konjonktürüyle birlikte AB’nin tedarik kanallarını Türkiye ile güvenceye alması mümkün. Türkiye ise hem yeni gelişen sektörleri kapsayan hem de üçüncü ülkelerle ticarette yaşanan asimetriyi gideren bir Gümrük Birliği güncellemesi ile rekabet gücünü korumak istiyor. ‘KAZAN-KAZAN’ FORMÜLÜ Türk iş dünyasında güncelleme süreci ‘kazan-kazan’ formülü çerçevesinde ele alınarak şu başlıklar öne çıkarılıyor: 1. Hizmetler, tarım ve kamu alımlarının kapsama alınması 2. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarında (STA) eş zamanlı ve bağlayıcı katılım sağlanması 3. Ulaştırma kotalarının kaldırılması ve lojistik engellerin azaltılması 4. Yeşil ve dijital dönüşüm sürecinin finansman ve teknik işbirliğiyle desteklenmesi 5. Uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi ve karar süreçlerine daha etkin katılım sağlanması. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin, mevcut ticaret hacmini artırmanın ötesinde, Avrupa değer zincirlerinin güçlendirilmesi ve küresel rekabette konumun sağlamlaştırılması açısından yapısal bir adım olacağı değerlendiriliyor. STA’LARDA UYUMSUZLUK VAR İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gümrük Birliği’nin şu anki halinde yaşanan en büyük sorunlardan birinin iki tarafın bağımsız olarak imzaladığı STA’ların giderek uyumsuzluk yaratması olduğunu söyledi. Zeytinoğlu, “STA konusunda AB ve Türkiye arasında giderek artan bir uyumsuzluk var. Türkiye’nin 44 STA’sına karşılık AB’nin 80’e yakın ülke ve bölge ile ticaret, ortaklık anlaşmaları bulunuyor. AB ile ticaret anlaşması bulunan ülkeler Türkiye pazarına da gümrüksüz erişim sağlarken, Türkiye ayrı bir STA’sı olmadığı zaman bu ülkeyle ticaretini serbestleştiremiyor. Yani mütekabiliyet ortadan kalkıyor” diye konuştu. HİNDİSTAN-MERCOSUR FAKTÖRÜ AB, Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan Anlaşması ile ticari ağlarını 1 milyar 800 milyona yakın bir nüfusu kapsayan coğrafyaya kadar genişletti. AB, bunun yanı sıra Endonezya ile STA müzakerelerini tamamlarken, Meksika ile Global Anlaşması’nı modernize etti. Bu durumun AB’nin Çin ve ABD dışında önemli ticaret oyuncuları ile serbest ticaret ağını giderek genişletip, konsolide etmesi anlamına geldiğini söyleyen Zeytinoğlu, şu uyarıyı yaptı: “Gümrük Birliği’nin yapısı gereği, ticaretteki değişimlere adapte olacak şekilde güncellenmesi gerekiyor. Türkiye ve AB, masaya oturup giderek büyüyen sorunları çözmek için çaba sarf etmeli.” TARİFELER VE ÇİN Öte yandan, ABD tarifeleri ve Çin’in agresif dış pazar politikası dikkate alındığında AB’nin ticari kayıpları söz konusu. Bu nedenle AB için de Türkiye ile ekonomik ve sınai tamamlayıcılık, ekonominin dirençliliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı açısından güncelleme kaçınılmaz gözüküyor. Zeytinoğlu, bu durumun AB açısından sadece ticaret değil, yatırım açısından da olumsuz bir tabloya neden olduğunu belirterek, şunları söyledi: “AB açısından Türkiye’nin aldığı ticari korunma tedbirleri sebebiyle kayıplar gerçekleşiyor. Örneğin İtalya’dan yapılan ithalatta 2024 ve 2025 arasında yüzde 18’lik bir azalma var. Ayrıca AB tedarik zincirlerini güçlendirme, daha dayanıklı hale getirme ve çeşitlendirme arayışı içinde. Türkiye, bu açıdan sınai kapasitesi ile önemli bir ortak. Ayrıca ticaretin yanı sıra yatırım boyutuyla da düşündüğümüzde Gümrük Birliği ilişkisinin statik kalması ve yıpranması AB açısından da kayıptır.” AB LİDERLERİNE AÇIK MEKTUP DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri tarafından hazırlanan ve Türk iş dünyasının beklentilerini içeren açık mektup, 26 AB üyesi ülkenin iş konseyi başkanının imzasıyla Avrupa Birliği liderlerine gönderildi. MADE IN EUROPE UYARISI Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve çelik kotalarını ‘yeni ticaret duvarları’ olarak tanımlayan DEİK Başkanı Nail Olpak, AB’nin Made in Europe yaklaşımıyla üretimi kendi sınırları içine çekme eğilimine dikkat çekti. Türkiye’nin bu çemberin dışında bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Olpak, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosisteminin doğal bir parçası olduğunu vurguladı. ‘TÜRKİYE, AVRUPA İÇİN VAZGEÇİLMEZ ORTAK’ DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Türkiye-AB ilişkisinin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik entegrasyon ve ortak üretim anlamına geldiğini söyledi. Türkiye’nin genç nüfusu, sanayi altyapısı, enerji ve lojistik gücüyle Avrupa’nın stratejik geleceğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yalçındağ, bu yıl somut sonuçlar alınması çağrısında bulundu. İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ: BAKANLIĞIN HASSASİYETLE GEREKENİ YAPACAĞINA İNANIYORUZ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmalarının, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını hızla güncellemesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini söyledi. Avdagiç, “AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarından yana yaşadığımız olumsuzlukların ve risklerin giderilmesi için bir an evvel tedbir alınması yararlı olacaktır. Ticaret Bakanlığı’nın konuyu hassasiyetle ele aldığına ve gerekenleri yapacağına inanıyoruz. Öte yandan, mevcut küresel konjonktürde STA imzaladığımız diğer ülkelerle ithalat-ihracat dengesi göz önüne alınarak STA’ların yeniden müzakere edilmesi ve revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi. BAKAN BOLAT: GÜNCELLEME AB İÇİN DE ZORUNLULUK Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği’nin Türkiye ekonomisinin aleyhine işlediği yönündeki görüşlerin gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yalnızca Türkiye için değil, AB’nin ekonomik güvenliği açısından da zorunluluk haline geldiğini vurguladı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının yarattığı asimetriler ve karar alma süreçlerine Türkiye’nin sınırlı katılımının güncelleme tartışmalarının merkezinde yer aldığını ifade eden Bolat, taşımacılık kotaları ve iş insanlarının serbest dolaşımının önemine dikkat çekti. Bolat, Avrupa Komisyonu ile ‘Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu’ toplantılarının başlatıldığını, Gümrük Birliği kapsamında sorun oluşturan 29 alt başlıktan 15’inin karşılıklı uzlaşıyla çözüldüğünü belirtti. Kalan başlıklar için temasların ve toplantıların sürdüğünü aktardı. Bolat, müzakerelerin resmen başlayabilmesi için AB Konseyi tarafından Komisyonun yetkilendirilmesi gerektiğini, bu süreç beklenirken teknik diyalog kanallarının işletildiğini söyledi.

AB, Rusya'ya yönelik yaptırımlara hazırlanıyor Haber

AB, Rusya'ya yönelik yaptırımlara hazırlanıyor

AB Komisyonu Başsözcüsü Eric Mamer, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, Rusya'ya yönelik yeni yaptırım paketi hazırlıkları hakkında açıklamalarda bulundu. Mamer "AB Komisyonu'nun 11'inci yaptırım paketi teklifini üye ülkelere gönderildiğini teyit ediyorum" dedi ve bu aşamada üye ülkelerin paket içeriğini değerlendireceklerini belirtti. Mamer, yeni yaptırım paketine ilişkin detayları henüz paylaşamayacağına işaret ederek, bu pakette yaptırımların uygulanması, etkinliği ve delinmesinin önlenmesine odaklanacaklarını vurguladı. "Paket, Rusya'ya yapılan ihracata ve bunun nasıl ele alınması gerektiğine bakacaktır" diyen Mamer, Rusya'nın kısıtlanan ürünleri diğer ülkelerden ithal etmesini önlemek istediklerini ifade etti. Mamer, bu aşamada yeni yaptırım paketinin çarşamba günü, üye ülkelerin AB Konseyi'ndeki Daimi Temsilciler Komitesi’nde (COREPER) ele alınmasını beklediğini söyledi. Avrupa basına göre, AB'nin yeni yaptırım paketi teklifinde Rusya'ya askeri amaçla kullanılabilen ekipmanları tedarik ettiği gerekçesiyle 7 Çinli firma da bulunuyor. AB, şimdiye kadar, Rusya'ya yönelik 10 yaptırım paketini hayata geçirdi. Bu çerçevede, Rusya'ya yönelik ticaret, finans, petrol ve kömür de dahil enerji, sanayi, teknoloji, ulaşım, çift kullanımlı ve lüks ürünler ile altını da içeren geniş yelpazeye yayılmış kısıtlamalar uygulandı. Binin üzerinde kişi ve 200’e yakın kurumun mal varlıkları donduruldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.