SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ab

Ekometre - Ab haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ab haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yılmaz: Türkiye’nin değeri yeniden keşfediliyor Haber

Yılmaz: Türkiye’nin değeri yeniden keşfediliyor

Yılmaz, 2026 sonunda yüzde 20’nin altında enflasyon hedefini gerçekçi gördüğünü de açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği ile ilişkiler, enflasyon hedefleri ve finansal görünüm başta olmak üzere ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AB’nin güvenlik ve ekonomik meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye ile yeni bir gündem oluşturma çabasının güçlendiğini ifade etti. “AB çok önemli meydan okumalarla karşı karşıya” Avrupa Birliği Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile yaptığı görüşmeye ilişkin konuşan Yılmaz, “Ben bu görüşmeyi önemli buldum doğrusu. Yani bu sıradan bir görüşme değildi. Yeni döneme dair bir yaklaşım hissettiğimi ifade edebilirim.” dedi. Yılmaz, Avrupa’nın Ukrayna-Rusya Savaşı ve güvenlik endişeleriyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Burada da Türkiye'nin önemi, Türkiye'nin değeri yeniden keşfediliyor.” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın hem güvenlik hem ekonomik rekabet açısından çıkış aradığını belirten Yılmaz, Türkiye ile Avrupa’nın birçok başlıkta ortak menfaatlere sahip olduğunu söyledi. “Enflasyon düşmeye devam edecek” Reel sektörün krediye erişimine ilişkin soruya yanıt veren Yılmaz, 2026’da finansal perspektifin daha olumlu olacağını belirterek, “Enflasyon düşmeye devam edecek. Dezenflasyon süreci devam edecek. Faiz indirim döngüsüne zaten girdi Türkiye.” dedi. Genel istikametin daha düşük enflasyon ve daha düşük faize doğru olduğunu ifade eden Yılmaz, finansal koşulların iyileşeceğini ve selektif destek politikalarının süreceğini kaydetti. “2026 sonunda yüzde 20’nin altında enflasyon” Merkez Bankasının enflasyon hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, programın istikametinin net olduğunu vurgulayarak, “Daha düşük enflasyona doğru gidiyoruz.” dedi. Sebze ve gıda fiyatlarının ocak ayında beklentilerin üzerinde geldiğini ancak yıllık bazda dezenflasyonun sürdüğünü belirten Yılmaz, “2026 sonunda yüzde 20'nin altında bir enflasyon hedefini gerçekçi görüyorum.” ifadesini kullandı. “Ekonomiyi insan odaklı görüyoruz” Bütçe disiplinine dikkat çeken Yılmaz, bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 3’ün bir miktar altında beklediklerini belirterek bunun önemli bir başarı olduğunu söyledi. “Ekonomiyi insan odaklı görüyoruz.” diyen Yılmaz, enflasyon düştükçe özellikle sıkıntı yaşayan emeklilere yönelik adımlar atılacağını ifade etti. “Türkiye’ye sermaye akışı sağlanıyor” Yabancı yatırımcı ilgisine ilişkin konuşan Yılmaz, doğrudan uluslararası yatırımların geçen yıl yüzde 12’nin üzerinde arttığını, borsaya ciddi ilgi olduğunu söyledi. “Geleceği daha olumlu okuyup, bunun üzerinden Türkiye'ye sermaye akışı sağlandığını görüyoruz.” diyen Yılmaz, bu eğilimin güçlenerek devam edeceğini beklediğini ifade etti. Yılmaz, Türkiye’nin daha fazla demokrasi ve daha güçlü bir adalet ve hukuk düzeni hedefi doğrultusunda yoluna devam ettiğini vurguladı.

AB'nin yeşil pasaport açıklaması Haber

AB'nin yeşil pasaport açıklaması

AB Komisyonu Sözcüsü, yeni sistemde yeşil pasaport hamilleriyle ilgili soruyu da cevapladı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü, 29 Ocak'ta açıklanan yeni vize stratejisi önerisine ilişkin soruları yanıtladı. "Yeni açıklanan vize stratejisi AB ile 2013'ten beri Vize Serbestisi Diyaloğu yürüten Türkiye'yi nasıl etkileyecek?" sorusunu yanıtlayan AB Komisyonu Sözcüsü, "Vize stratejisinde Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir husus yok" cevabını verdi. AB Komisyonu Sözcüsü, aynı zamanda vize stratejisinin hiçbir ülke ya da coğrafi bölgeyi doğrudan hedef almadığını bildirdi. Yeşil pasaporta vize haberleri Türk basınında yaygın olarak AB'nin yeni vize stratejisinde 'yeşil pasaport' sahiplerine ilave uygulamalar getirileceğine ilişkin haberlerin de bulunduğu hatırlatılarak, özel statüdeki pasaport sahiplerinin nasıl etkileneceğinin sorulması üzerine AB Komisyonu Sözcüsü, "Vizesiz seyahat edebilen Türk vatandaşlarının (örneğin diplomatik pasaport veya yeşil pasaport hamillerinin) haziran ayında hayata geçirilecek Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) olarak bilinen seyahat yetkilendirmesi sistemi için başvuru yapmasına gerek bulunmuyor. Bu kapsamda söz konusu kişiler, vizeye ve ETIAS seyahat yetkilendirmesine ihtiyaç duymadan seyahat edebilecek" açıklamasında bulundu. Ettıas seyahat yetkilendirmesi AB Komisyonu Sözcüsü, Türkiye'nin henüz vizeden muaf ülkeler arasında yer almadığını, Türk vatandaşlarının da ETIAS kapsamına girmeyeceğini kaydederek, "Bu nedenle Türk vatandaşlarının, AB’nin dış sınırlarını geçebilmek için ETIAS seyahat yetkilendirmesi değil, vize almaları gerekiyor" bilgisini verdi. AB'nin yeni vize stratejisi alanında çalışmalar yapacağını duyurması, Türk basınında Türkiye'nin de bu durumdan etkileneceği yönünde iddialara neden olmuş, tartışmalara yol açmıştı. Düzensiz göçle mücadele için vize uygulaması AB Komisyonu'nun 29 Ocak'ta duyurduğu yeni vize stratejisi önerisinde düzensiz göçle mücadelede işbirliği yapan üçüncü ülkelere vize kolaylığı sağlanması, vizesiz seyahat rejimlerinin daha sıkı denetlenmesi ve yükümlülüklerini yerine getiren ülkelerde vizesiz seyahatin sürmesinin amaçlandığı bildirilmişti. AB'nin vizeyi daha stratejik, koordineli ve kararlı bir şekilde kullanmak istediği aktarılırken, güvenilen partnerlerin vize sürecinin kolaylaştırılmasıyla desteklenmesi gerektiğine işaret edilmişti. Strateji kapsamında, geri dönüş ve geri kabul konularında işbirliği göstermeyen, AB'nin güvenliğini tehdit eden eylemlerde bulunan üçüncü ülkelere yönelik vize başvurularının askıya alınması veya kısıtlanması gibi önlemlerin de gündeme gelebileceği belirtilmişti. Vizesiz seyahat edenler için Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi'nin (ETIAS), 2026'nın son çeyreğinde devreye gireceği de duyurulmuştu. Yeni strateji kapsamında AB'nin nitelikli iş gücü, öğrenciler, araştırmacılar ve yenilikçi girişimciler için mevcut mevzuatta olası değişiklikleri de değerlendireceği kaydedilmişti.

AB-Hindistan ticaretinde yeni dönem Haber

AB-Hindistan ticaretinde yeni dönem

Anlaşma, Avrupa otomotiv sektörünün dünyanın üçüncü büyük otomobil pazarı olan Hindistan’a erişimini önemli ölçüde artıracak. Avrupa Birliği ile Hindistan arasında 19 yıl önce başlayan serbest ticaret anlaşması müzakereleri, 27 Ocak’ta Yeni Delhi’de düzenlenen törenle sonuçlandı. ABD’nin gümrük vergisi tehditleri ve Çin’in küresel ticarette artan ağırlığına karşı Brüksel ve Yeni Delhi, ekonomik ilişkileri güçlendirme kararı aldı. AB-Hindistan ticaretinde yeni dönem Yılda 180 milyar avronun üzerinde mal ve hizmet ticareti gerçekleştiren AB ile Hindistan arasında imzalanan anlaşma, gümrük vergilerinin ve idari işlemlerin azaltılmasını hedefliyor. Böylece karşılıklı ticaretin daha kolay, daha ucuz ve daha hızlı hale getirilmesi amaçlanıyor. Anlaşma kapsamında Hindistan, AB mallarının yüzde 90’ından fazlasına yönelik gümrük vergilerini düşürecek veya tamamen kaldıracak. Bu adım, Hindistan’ın diğer ticaret ortaklarına tanımadığı ölçüde geniş bir piyasa erişimini AB’ye sağlaması anlamına geliyor. Otomotiv sektöründe koruma kalkıyor İthal otomobillere yüzde 110’a varan yüksek gümrük vergileri uygulayan Hindistan, bu politikasını Avrupa üreticileri için değiştirecek. Yılda yaklaşık 4 milyon araç satışıyla dünyanın üçüncü büyük otomobil pazarı olan Hindistan, Avrupa menşeli binek otomobillere yönelik tarifeleri kademeli olarak düşürecek. İlk aşamada Avrupa otomobil üreticileri, 100 bin adet içten yanmalı motora sahip aracı yüzde 30–40 aralığında gümrük vergisiyle Hindistan’a ihraç edebilecek. İthalat fiyatı 15 bin avro ile 35 bin avro arasında olan ve yıllık 34 bin adetle sınırlı otomobiller için vergi oranı yüzde 35’e indirilecek. Üst segmentte daha büyük indirim Anlaşmaya göre 35 bin avro ile 50 bin avro arasında fiyatlanan ve 33 bin adetle sınırlı otomobillerde gümrük vergisi yüzde 30 olacak. Ayrıca 50 bin avronun üzerindeki 33 bin otomobil için de yüzde 30 seviyesinde indirimli tarife uygulanacak. Böylece en büyük gümrük vergisi indirimleri, üst segment Avrupa otomobillerine sağlanmış olacak. Zamanla Hindistan piyasasının serbestleşmesi daha da artacak. Anlaşmanın tüm unsurları yürürlüğe girdiğinde, ithalat fiyatı 15 bin avronun üzerindeki otomobillere uygulanan gümrük vergileri yüzde 10’a kadar düşürülecek. Bu düşük tarife, yıllık 250 bin araçlık kota ile uygulanacak. Avrupalı markalar için yeni pazar Bu düzenlemelerle Avrupa otomobillerinin Hindistan’daki fiyatlarının daha makul seviyelere gerilemesi bekleniyor. Gelişme, başta Mercedes-Benz, BMW ve Volkswagen olmak üzere birçok Avrupalı üreticinin Hindistan pazarına daha güçlü şekilde girmesi anlamına geliyor. Öte yandan Hindistan da yılda 10 milyonun üzerinde otomobil satılan AB pazarına 625 bin araç ihraç edebilecek. Elektrikli araçlar ve yedek parçalar Taraflar, elektrikli otomobiller için ilk 5 yıl boyunca herhangi bir tarife indirimi yapmayacak. Otomobil parçaları ve bileşenleri üzerindeki gümrük vergilerinin ise 5 ila 10 yıllık süreçte kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. Bu adım, Avrupa otomotiv tedarikçilerine Hindistan pazarına daha kolay erişim sağlayacak. Avrupa otomotiv sektöründen olumlu tepki Anlaşma, Avrupa otomotiv sektörü tarafından olumlu karşılandı. Avrupa’daki büyük üreticilerin çatı kuruluşu olan Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği, anlaşmanın yüzde 110’a varan ithalat vergileriyle korunan 4 milyonluk binek otomobil pazarına erişimi önemli ölçüde kolaylaştıracağını belirtti. Avrupa Otomotiv Yan Sanayicileri Derneği CLEPA da anlaşmanın, otomotiv bileşenlerinde beklenen serbestleşme sayesinde tedarik sektörü açısından stratejik ve ekonomik faydalar sunacağını açıkladı. Hindistan otomotiv pazarı büyümeye devam ediyor Hindistan’da 2025 yılında yeni otomobil satışları önceki yıla göre yüzde 5 artarak 4 milyon 490 bine ulaştı. Geçen yıl ülkede en fazla satışı 1 milyon 786 bin araçla Maruti Suzuki gerçekleştirirken, onu Mahindra, Tata, Hyundai, Toyota, Kia ve Skoda-Volkswagen izledi.

Türkiye çalışmalarımızın merkezinde yer alıyor Haber

Türkiye çalışmalarımızın merkezinde yer alıyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu üyesi Marta Kos, Karadeniz ve Orta Asya ülkeleriyle ilk kez kapsamlı bir toplantı düzenlediklerini belirterek, Türkiye'nin AB'nin söz konusu bölgelere dair çalışmalarının merkezinde yer aldığını söyledi. Kos, bakanların kendi aralarında yapacağı toplantının ardından "Karadeniz Bölgesi'nde Güvenlik, İstikrar ve Dayanıklılık" ve "Bölgeler Arası Bağlantı Gündeminin Geliştirilmesi" konulu iki oturum halinde "Bölgelerarası Güvenlik ve Bağlantı Bakanlar Toplantısı"nın düzenleneceğini bildirdi. İlk oturuma Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna'nın, ikinci oturuma bu ülkelere ek olarak Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın katılacağını dile getiren Kos, "Ermenistan ve Azerbaycan barışa yaklaşırken, Avrupa, Türkiye ve Orta Asya'yı birbirine bağlayan güvenilir ticaret yolları inşa etmek için eşsiz bir fırsata sahibiz." dedi. "Bugün ilk adım." ifadesini kullanan Kos, bu ülkelerin hep birlikte ilk kez bir araya geldiğini vurgulayarak, "Türkiye çalışmalarımızın merkezinde yer alıyor. Coğrafyası, Avrupa'yı Asya ve Orta Doğu'ya bağlayan doğal bir merkez konumunda. Bu nedenle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşeceğim. Bölgenin güvenliğini sağlamak için Ankara ile çalışacağız. Karadeniz'de güvenliği sağlamak ve Güney Kafkasya'da uzun vadeli istikrarı sağlamak için koordinasyonumuzu derinleştirmeye devam edeceğiz." diye konuştu. AB ve söz konusu ülkelerin gelecek ay da Özbekistan'da bir araya geleceğini duyurdu.

AB Türkiye'yi güvenlik aktörü olarak görüyor Haber

AB Türkiye'yi güvenlik aktörü olarak görüyor

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Türkiye'yi güvenlik alanında bir aktör olarak gördüklerini belirterek İstanbul'un son dönemde bir arabuluculuk merkezi olarak öne çıkmasından memnuniyet duyduklarını bildirdi. "AB'de güvenlik ve savunma konusunda aldığımız kararlar masaya çok fazla yeni para getiriyor." diyen Kallas, "Bu üye ülkelere kredi alma veya ortak tedarik, ortak projeler yapmak için kredi alma kaldıracı sağlıyor. Aslında bunun anlamı hem parayı almak hem de Türkiye gibi ortaklarımızla işbirliği yapmak" dedi. Kallas, Avrupa ülkelerinin savunma satın alımlarını yüzde 60 ABD'den yaptığını belirterek "Bu da Ukrayna savaşında gördüğümüz gibi kendi savunma sanayimizi güçlü hale getirmemiz gerektiği anlamına geliyor. (SAFE doğrultusunda) Birlikte tedarik yapabileceğimiz yerler var, Türkiye gibi ortak ülkelerle Avrupa savunma sanayisi için tasarlanmış araçlar var" diye konuştu. "Şimdi Türkiye, aday ülke olarak, Avrupa ülkeleriyle ortak projeler için SAFE kredilerine erişime de sahip." diyen Kallas, "Türkiye'yi kesinlikle güvenlik alanında bir aktör olarak görüyoruz" ifadesini kullandı. "İstanbul birçok toplantının yapıldığı yer" Kallas, İsrail'in İran'a saldırıyla başlayan duruma da değinerek "Elbette, Orta Doğu'daki bu savaş son derece endişe verici. Birçok unsur var. Nükleer tesislere saldırılar endişe yaratıyor" dedi. İran'la ilgili olarak diplomatik çözümden yana olduklarını vurgulayan Kallas, İran'a yaptırımların tekrar gündeme gelmesinin gündemde olduğunu, başka yollar bulunması için de çabalarının sürdüğünü ifade etti. Kallas, "Türkiye'nin rolüne gelince, İstanbul birçok toplantının yapıldığı yer oldu. Bu yüzden herkes bu arabuluculuk için minnettar" değerlendirmesini yaptı.

AB bütçesini savunmaya yönlendirecek Haber

AB bütçesini savunmaya yönlendirecek

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, hazırladıkları Avrupa'nın yeniden silahlanması planı ile yaklaşık 800 milyar euroluk savunma harcamasının harekete geçirilebileceğini söyledi. Çok önemli ve tehlikeli zamanlardan geçildiğinin altını çizen von der Leyen, hazırlıklı olunmaması durumunda yıkıcı sonuçlarla karşılaşılabileceğini ifade etti. Von der Leyen, Avrupa'nın güvenliğinin gerçek anlamda tehdit altında olduğunu ve Avrupa'nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa'nın kararlı biçimde ve hızla harekete geçmesinin önemine işaret eden von der Leyen, "Yeniden silahlanma çağında olduğumuz açık. Avrupa savunma harcamalarını büyük ölçüde artırmaya hazır." dedi. Avrupa'nın, kısa vadede acil ihtiyaçları gözetmesi, Ukrayna'ya desteği sürdürmesi ve uzun vadede güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiğine dikkati çeken von der Leyen, bu nedenle perşembe günü yapılacak AB Zirvesi öncesi liderlere bir mektup gönderdiğini anlattı. Von der Leyen, mektubunda liderlere Avrupa'yı yeniden silahlandırma planını özetlediğine işaret ederek, "Avrupa'yı yeniden silahlandırma planı, üye ülkelerin savunma harcamalarını hem acilen hem de uzun vadede hızla ve önemli ölçüde artırmalarına yardımcı olmak için elimizdeki bütün mali araçları nasıl kullanacağımıza odaklanan bir dizi öneri içeriyor." diye konuştu. Savunma harcamaları mali kuralların dışında tutulacak "Avrupa'yı yeniden silahlandırma planının ilk kısmı, ulusal düzeyde savunma için kamu fonlarının kullanımını serbest bırakmak." diyen von der Leyen, ülkelerin mali durumlarının el vermesi halinde güvenliklerine daha fazla yatırım yapmaya hazır olduklarını anlattı. AB mali kurallarındaki cayma maddesinin etkinleştirilmesini teklif edeceklerine dikkati çeken von der Leyen, bununla üye ülkelerin savunma harcamalarındaki artışın mali kuralları ihlal sayılmayacağını, böylece ülkelerin savunma harcamalarını rahat biçimde artırabileceklerini kaydetti. Von der Leyen, "AB üyesi ülkeler savunma harcamalarını ortalama olarak GSYH'larının yüzde 1,5'i oranında artırırsa, bu dört yıllık bir süre içinde yaklaşık 650 milyar euroluk bir mali alan yaratabilir." değerlendirmesinde bulundu. Ortak savunma sistemlerine 150 milyar euro "İkinci teklif, üye ülkelere savunma yatırımı için 150 milyar euroluk kredi sağlayacak yeni bir araç olacak." diyen von der Leyen, bunun ortak savunma harcaması yapmakla ilgili olacağını, hava ve füze savunması, topçu sistemleri, füze, mühimmat, dron ve dron karşıtı sistemler gibi çeşitli kapasitelerin Avrupa genelinde artırılmasını içereceğini ifade etti. Von der Leyen, bunun üye ülkelerin taleplerini bir araya getirmelerine ve birlikte satın almalarına ve Ukrayna'ya acil askeri ekipman sağlamalarına yardımcı olacağını söyledi. AB bütçesini savunmaya yönlendirecek Planın üçüncü noktasının AB bütçesinin gücünü kullanmak olduğuna işaret eden von der Leyen, bu alanda savunma yatırımlarına fonları yönlendirmek için hızla adımlar atılabileceğini belirtti. Von der Leyen, üye ülkelere savunma harcamalarını artırmak için uyum politikası programlarını kullanmak isteyip istemedikleri tercihini içeren seçenekler sunacağını anlattı. Savunmaya katkı için AB içinde tasarruf ve yatırım birliği çalışmalarını hızlandırmayı ve Avrupa Yatırım Bankası (AYB) aracılığıyla daha fazla özel sermayeyi harekete geçirmeyi de hedefleyeceklerini ifade eden von der Leyen, "Avrupa sorumluluklarını üstlenmeye hazır. Avrupa'nın yeniden silahlanması planı yaklaşık 800 milyar euroluk savunma harcamasını harekete geçirebilir." dedi. Öte yandan, Brüksel'de 6 Mart'ta Ukrayna ve savunma konulu olağanüstü AB Liderler Zirvesi düzenlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.