
Plan kapsamında 5 milyon vatandaşa yapay zekâ eğitimi verilmesi, 10 bin uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi, veri merkezi kapasitesinin 2030’a kadar 1 gigavata çıkarılması ve yapay zekâ altyapısına en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor.
Türkiye, yapay zekânın ekonomide kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla yeni bir yol haritasını uygulamaya alıyor. 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı; insan kaynağı, veri, hesaplama altyapısı, finansman, girişimcilik ve kamu kullanımını birlikte ele alıyor.
Plan, 13 Haziran 2026'da Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nde kamuoyuna açıklanmıştı. Dört ana eksen üzerine kurulan planın odağında yapay zekânın Türkiye'de geliştirilmesinin yanı sıra ekonomik ve toplumsal kullanımının yaygınlaştırılması bulunuyor.
KOBİ’lere yapay zekâ desteği
Eylem Planı'nın ekonomi açısından dikkat çeken başlıklarından biri KOBİ'lerin yapay zekâ kullanımının artırılması.
Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli sektörlerde KOBİ'lerin yapay zekâ çözümlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yapay zekâ kuponları uygulanması planlanıyor. Ayrıca enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri kurulması hedefleniyor.
Bu yaklaşım, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca büyük teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması açısından önem taşıyor. Yapay zekânın üretim, lojistik, perakende, ihracat ve hizmet sektörlerindeki işletmeler tarafından kullanılmaya başlaması, teknolojinin ekonomik verimliliğe dönüşmesinde belirleyici olacak.
5 milyon kişiye yapay zekâ eğitimi
İnsan kaynağı da planın önemli başlıkları arasında. Türkiye, iki yıl içerisinde 81 ilde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi vermeyi hedefliyor. Bunun yanında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanıyor.
Bu hedefler, yapay zekânın yalnızca yazılım geliştiricilerinin uzmanlık alanı olmaktan çıkarılarak daha geniş bir iş gücüne yayılmasını amaçlıyor.
Veri merkezi kapasitesi 1 GW’a çıkarılacak
Yapay zekâ yatırımlarının büyümesi, hesaplama kapasitesi ve veri merkezi altyapısına olan ihtiyacı da artırıyor. Eylem Planı kapsamında Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor.
Bu hedef, yapay zekâ ekonomisinin yalnızca yazılım tarafında değil, enerji, veri merkezi, bulut bilişim ve yüksek başarımlı hesaplama altyapısında da yeni yatırım ihtiyacı oluşturacağını gösteriyor.
Kamu, yerli yapay zekâ için ilk müşteri olacak
Plan kapsamında kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması hedefleniyor. Ayrıca kamu kurumlarının başarılı yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk kullanıcılarından olması planlanıyor. Böylece kamu alımlarının, yerli yapay zekâ şirketleri için yalnızca gelir kaynağı değil, aynı zamanda referans ve ürün doğrulama mekanizması olarak kullanılması amaçlanıyor.
En az 2 bin kamu veri seti erişime açılacak
Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde veri altyapısı da planın temel unsurlarından biri. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılması planlanıyor.
Verilerin güncel, güvenilir, kullanılabilir ve güvenli biçimde erişilebilir olması; kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğiyle birlikte ele alınacak.
Yapay zekâ yatırımlarında finansman büyüyecek Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemini büyütme planında girişim sermayesi ve teknoloji finansmanı da yer alıyor. 2030'a kadar veri merkezi ve yapay zekâ altyapısında 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor.
Bu kaynakların girişimlere, veri merkezlerine ve yüksek teknoloji yatırımlarına ne ölçüde aktarılacağı, planın ekonomik sonuçları açısından önemli olacak.
Asıl ölçüm verimlilikte yapılacak
Türkiye'nin yapay zekâ politikasında önemli eşik, açıklanan yatırım ve insan kaynağı hedeflerinin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkacak. Çünkü yapay zekâ yatırımlarının ekonomik karşılığı yalnızca kurulan veri merkezi veya geliştirilen model sayısıyla ölçülmeyecek. Üretim maliyetlerinin düşmesi, ihracat kapasitesinin artması, işletmelerin verimliliğinin yükselmesi ve yeni teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması daha belirleyici göstergeler olacak.
Yapay zekânın gerçek ekonomik değerinin, teknoloji şirketlerinin dışına çıkarak üretim yapan işletmeler ve KOBİ'ler tarafından kullanılmaya başlamasıyla ortaya çıkması bekleniyor.
Türkiye'nin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ politikasının başarısı da bu nedenle “kaç model geliştirildi?” sorusundan çok, “yapay zekâ ekonominin ne kadarına yayıldı?” sorusunun yanıtında ölçülecek.