Türkiye ambalajlı su pazarı büyüklüğü 11 milyar litreyi aştı

Türkiye’de ambalajlı su pazarı büyüklüğü 11 milyar litreyi aşarken, ambalajlı su tüketimi kişi başına ortalama 127 litre seviyesinde seyrediyor

Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 10:00
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 10:00

Bu kapsamda sektörün önemli oyuncuları arasında yer alan Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu 2026-2027 stratejisi kapsamında yaklaşık 50 milyon euro yatırım yapmayı planlıyor. Yıllık yaklaşık 30 milyon kolilik üretim kapasitesi ve 300’ü aşkın çalışanı ile faaliyetlerini sürdüren Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu, büyüme stratejisini kısa vadeli satış artışlarından ziyade üretim altyapısının güçlendirilmesi, operasyonel verimlilik ve bölgesel erişimin artırılması üzerine kurguluyor. Türkiye genelinde tamamı şirkete ait lojistik altyapısıyla dağıtım gerçekleştiren marka, tedarik zincirinin tüm aşamalarını doğrudan yöneterek sahadaki operasyonel hâkimiyetini artırıyor. Bu yapı sayesinde maliyet yönetiminde esneklik sağlanırken, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erişim kapasitesini güçlendiren bölgesel yatırımlar öne çıkıyor.

16 yıldır doğal kaynak suyu üretimi gerçekleştiren Badem Pınarı, büyüme yaklaşımını hacim odaklı değil; verimlilik artışı, kapasite kullanımının optimize edilmesi ve uzun vadeli iş birliklerinin geliştirilmesi odağında şekillendiriyor. Bu doğrultuda şirket, önümüzdeki dönemde devreye almayı planladığı yeni üretim hattı ve tesis yatırımlarıyla üretim süreçlerini daha verimli bir yapıya taşımayı hedefliyor. Uluslararası pazarlarda ise agresif hacim artışı yerine kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli benimseyen Badem Pınarı, sınırlı ancak stratejik ihracat yapılanmasıyla döviz bazlı gelir dengesini istikrarlı biçimde güçlendirmeyi amaçlıyor.

Yıllık ortalama 30 milyon koli üretim kapasitesine sahibiz

Badem Pınarı Su Yönetim Kurulu Üyesi ve Satış Direktörü Kaan Badem, şirketin büyüme yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde: “Doğal kaynak suyu sektöründe sürdürülebilir büyümenin temelinde üretim gücü, tedarik sürekliliği ve sahadaki operasyonel hâkimiyet yer alıyor. Yıllık ortalama 30 milyon kolilik üretim kapasitemiz ve 300’ü aşkın çalışanımızla faaliyetlerimizi yalnızca hacim artışı perspektifiyle değil, verimlilik ve maliyet optimizasyonu odağında yürütüyoruz. Tamamı şirketimize ait lojistik altyapımız sayesinde dağıtım süreçlerini doğrudan yönetiyor, tedarik zinciri kontrolünü kendi bünyemizde tutuyoruz. Bu yapı, hem maliyet yönetiminde esneklik sağlıyor hem de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi stratejik bölgelerde daha hızlı ve etkin hareket etmemize imkân tanıyor. Önümüzdeki dönemde devreye almayı planladığımız yeni üretim hattı ve tesis yatırımlarıyla kapasite kullanım oranımızı daha verimli bir noktaya taşımayı, üretim çeşitliliğini artırırken birim maliyetleri optimize etmeyi hedefliyoruz. Uluslararası pazarlarda ise agresif büyüme yerine kontrollü ilerlemeyi tercih ediyoruz. Bizim için asıl büyüme; finansal istikrarı, üretim gücünü ve operasyonel sürekliliği aynı anda koruyabildiğimiz noktada anlam kazanıyor.” açıklamalarında bulundu.