
2025, taşıt kredisi hacminin hızla eridiği, konut kredilerinin yerinde saydığı, buna karşılık ücret-maaşlı kesimin kredili mevduat hesabı (KMH), ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarına yüklenmesine bağlı olarak bireysel borçlanmanın hızla arttığı bir yıl oldu. Tüketici kredisi ve bireysel kart toplamında bireysel borç hacmi 6 trilyon liraya yaklaştı. Ancak, 2025’te asıl alarmı ise bir kattan fazla büyüyen takibe düşmüş alacaklar verdi.
Bir yılda 2 trilyona yakın büyüme
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) toplulaştırılmış aylık verilerine göre Aralık 2024-Aralık 2025 döneminde toplam bireysel borçlar yüzde 48,2 oranında 1 trilyon 867 milyar liralık net artışla 5 trilyon 744,1 milyar liraya ulaştı. Bu bakiyenin 2 triyon 940 milyar liralık bölümünü tüketici kredileri, 2 trilyon 804,2 milyarını ise bireysel kart borçları oluşturdu. Tüketici kredileri bir yılda yüzde 45,4 oranında net 917,9 milyar, kart borçları ise yüzde 51,2 oranında net 949,1 milyar lira arttı.
Tüketici kredisi pastasında en büyük bölümü oluşturan (KMH hariç) standart ihtiyaç kredileri yüzde 46,8 oranında 464,1 milyar lira artarak 1 trilyon 455,6 milyar liraya ulaştı. Buna karşılık taşıt kredileri bir yılda nominal bazda yüzde 30,8 azalarak 2025 sonunda 52 milyar liraya indi.
Geçen yıl tüketici fiyatları (TÜFE) bazında yüzde 30,89 olan enflasyondan arındırıldığında taşıt kredilerindeki reel erime ise yüzde 47,1 oldu. Konut kredileri de yüzde 32,5’le yaklaşık enflasyon oranında artarak 679 milyar lira oldu, başka deyişle reel olarak yerinde saydı. Halkın alım gücündeki düşüş ve kredi kısıtlamalarının yanı sıra uzun vadeli, geleceğe güvenin azalmasına bağlı olarak yüksek tutarlı borçlanmadan kaçışın da bunda payı bulunuyor.
Maaşı tükenen “ek hesap”a sarıldı
En hızlı artış ise yine ihtiyaç kredisi niteliğinde olan, vadesiz hesaplara tanımlı KMH’de yaşandı. Bankalarca “ek Hesap”, “avans hesap”, “esnek hesap”, “artı hesap”, “kolay hesap” gibi adlarla da kullandırılan bu kanaldan avans niteliğinde çekimlerle oluşan borcun 2024 sonunda 443,1 milyar lira olan bakiyesi, yüzde 70 oranında net 310,3 milyar liralık artışla 2025 sonu itibarıyla 753,3 milyar liraya yükseldi.
Bireysel kredi kart borçlarının ise 2025 sonu itibarıyla 1 trilyon 30 milyar lirasını taksitli, 1 trilyon 774,4 milyar lirasını peşin (tek çekim) harcamalar oluşturdu. Taksitli kart borçları bir yılda yüzde 60,7 oranında net 389,2 milyar, peşin alışveriş kaynaklı kart borçları yüzde 46,1 oranında 560,1 milyar lira büyüdü.
Borç kompozisyonu ne söylüyor?
Bireysel borçlardaki artış, geçen yıl ücret ve maaşlardakinin de yıllık enflasyonun da çok üzerinde. Ancak bu artış ise bir “bir tüketim patlaması”, orta sınıfın güçlenmesi ya da “refah artışı”na değil; reel gelir erimesini, enflasyona karşı tüketimi sürdürme kanalı açmayı, hayatı döndürmek için zorunlu borçlanmayı gösteren sağlıksız bir tabloya işaret ediyor. Bu gelişme bir tüketim tercihini değil, nakit krizini gösteriyor.
KMH’deki yıllık yüzde 70 ve bireysel kart borcu bakiyesindeki yüzde 51,2’lik artışlar, halkın taşıt, konut kredilerine fazla yaklaşmayıp, geçim-gelir dengesindeki açığı kapatmada sınırlamalar nedeniyle ihtiyaç kredisinden de daha çok bu araçlara yüklendiğini gösteriyor. Kredi kartı borçlanması ve KMH kullanımı, artık tüketici kredilerinin ana motoru, başka deyişle geçim aracı haline gelmiş bulunuyor.
Bireysel borçlardaki büyümenin asıl kaynağı da bu iki alanda. Özellikle KMH, maaş bitince başvurulan, yüksek faizli, en çaresiz borçlanma şekli. KMH’deki artış sabit gelirin ay boyunca yetmediğini, yurttaşların bir sonraki maaşı ipotek ettiğini gösteriyor.
Gıda, enerji, eğitim, sağlık gibi giderler kartla ödeniyor, KMH ile ertesi aya devrediliyor. Bireylerin maaş yetmediğinde, beklenmedik gider ortaya çıktığın sarıldığı bu kanallar, “ne alayım” değil “bu ayı nasıl kapatayım”ın çözümünü oluşturuyor. Başka deyişle bireylerde geleceğe yatırım yerine bugünü kurtarma arayışı öne çıkıyor.
Uzmanlar, bu iki alandaki hızlı artışı sessiz bir kriz göstergesi olarak yorumluyor. Tüketimin özellikle yüksek faizli KMH ve kredi kartı ile finanse edilmesi ve borcu borçla ödeme yöntemiyle yaşamı idame olgusu ise “sürdürülebilirlik” sorusunu gündeme getiriyor. Bu kanallardaki hızlı borç artışı, artık sürdürülebilirliğin zorlaştığını, kırılmanın başladığını gösteriyor.
Asıl hızlı büyüme takipteki alacaklarda
Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, bireysel borçlanmadaki asıl alarm ise geri ödenemeyerek takibe düşen borçlarda. Takibe düşmüş tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borçlarının toplam tutarı bir yılda yüzde 110,1 oranında 126,6 milyar liralık artışla 241,5 milyar liraya ulaştı. Takibe düşmüş tüketici kredisi e bireysel kart borçların 2024 sonunda yüzde 3 olan toplam bireysel borç hacmine oranı, 2025 sonunda yüzde 4,2’ye yükseldi.
2025 sonu itibarıyla takipteki bireysel borçların 124,7 milyar liralık bölümünü bireysel kredi kartı, 116,7 milyar liralık bölümünü ise tüketici kredileri oluşturuyor. Geçen yıl takipteki tüketici kredilerinin hacmi 57,6 milyar liralık net artışla yaklaşık bir kat büyüdü; bireysel kredi kartı borçlarının bakiyesi de yüzde 124 oranında 69 milyar liralık net artış gösterdi.
Takipteki tüketici kredilerinin ise 115,4 milyar lira ile tamamına yakını KMH ve ihtiyaç kredileri kaynaklı. Söz konusu sorunlu alçak hacmi geçen yıl yüzde 97,7 oranında net 57 milyar lira arttı. 2025 sonu itibarıyla konut kredilerinde zamanında ödenemeyen 431,8 milyon ve taşıt kredilerinden de 112,7 milyon liralık bir tutar takibe düşmüş bulunuyor.