
Sanayi üretimi ve perakende satışlarda artış sürse de önceki aylara göre ivme kaybı dikkat çekerken, yatırımlarda ise gerileme derinleşti.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun (UİB) açıkladığı verilere göre, nisan ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 4,1 artış gösterdi. Ancak bu oran, yılın ilk iki ayındaki yüzde 6,3’lük ve mart ayındaki yüzde 5,7’lik büyümenin altında kaldı.
Tüketimin önemli göstergelerinden perakende satışlar ise nisanda yalnızca yüzde 0,2 yükseldi. Böylece iç talepteki zayıflama daha görünür hale geldi.
Yatırımlarda sert bozulma
Altyapı, makine, donanım ve gayrimenkul harcamalarını kapsayan sabit sermaye yatırımları yılın ilk dört ayında yüzde 1,6 geriledi. İlk çeyrekte pozitif seyreden yatırım verilerinin negatife dönmesi, ekonomideki kırılganlığın arttığına işaret etti.
Özellikle uzun süredir baskı altında bulunan gayrimenkul sektöründeki düşüş hızlandı. Gayrimenkul yatırımları ilk dört ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,7 azaldı.
Enerji fiyatları baskıyı artırdı
Ekonomideki yavaşlamada Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarına etkisi belirleyici oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin aksaması, petrol ve LNG fiyatlarında yükselişe neden oldu.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin geçtiği Hürmüz Boğazı, Çin açısından da kritik önem taşıyor. Çin’in petrol ithalatının yaklaşık yüzde 45’i bu güzergâhtan sağlanıyor.
Artan enerji maliyetleri üretim giderlerini yukarı çekerken, zayıf iç talep ve küresel belirsizlik Çin ekonomisi üzerinde baskıyı artırıyor.
IMF büyüme tahminini düşürdü
Uluslararası Para Fonu (IMF) da Çin ekonomisine ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti. IMF, zayıf iç ekonomik aktivite ve savaşın küresel etkilerini gerekçe göstererek Çin’in 2026 büyüme tahminini yüzde 4,5’ten yüzde 4,4’e çekti.
UİB Sözcüsü Fu Linghui ise yaptığı değerlendirmede, ekonominin genel olarak toparlanma eğilimini sürdürdüğünü ancak “güçlü arz-zayıf talep” dengesizliğinin halen ciddi bir sorun olduğunu ifade etti.