
Ons altın 4 bin 396 dolara gerilerken gram altın iki işlem gününde 365 TL düşerek 6 bin 818 TL seviyesini gördü. Piyasalarda Fed’in eylül ayında faiz artırabileceği beklentisi yüzde 60’a yükseldi.
Altın piyasası yeni haftaya sert satışlarla başladı. Jackson Hole toplantısının ardından güçlenen düşüş eğilimi, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın faiz politikasına ilişkin şahin mesajlarıyla devam ederken, Orta Doğu’daki gerilimin petrol fiyatlarını yukarı taşıması da piyasalardaki enflasyon endişelerini artırdı.
Satışların etkisi hem küresel hem de yurt içi altın fiyatlarında belirgin şekilde hissedildi. Gram altın iki işlem gününde 365 TL değer kaybederken ons altın da 19 Ağustos’tan bu yana gördüğü en düşük seviyeye geriledi.
Gram altında iki günde 365 TL’lik kayıp
Yurt içinde gram altındaki düşüş cuma günü başladı ve yeni haftanın ilk işlem gününde de devam etti.
Cuma günü 7 bin 183 TL seviyesinde bulunan gram altın, gün içinde 6 bin 886 TL’ye kadar geriledi. Satış baskısının yeni haftada da sürmesiyle fiyat 6 bin 818 TL seviyesini gördü.
Böylece gram altın yalnızca iki işlem gününde 365 TL değer kaybetmiş oldu.
Ons altın 4 bin 396 dolara indi
Küresel piyasalarda spot altın fiyatı da düşüşünü derinleştirdi.
Ons altın 4 bin 396 dolara kadar gerileyerek 19 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Değerli metal, cuma günü de yüzde 3’ün üzerinde kayıp yaşamıştı.
ABD altın vadeli işlemlerinde ise düşüş yüzde 1,4 oldu. Vadeli altın fiyatı 4 bin 466,80 dolara çekildi.
Warsh’ın şahin mesajları satış baskısını artırdı
Altındaki düşüşün temel nedenlerinden biri, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole toplantısında verdiği mesajlar oldu.
Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefi doğrultusunda yeterince ikna edici bir şekilde gerilememesi halinde Fed’in ilave adımlar atması gerekebileceğine işaret etti.
Piyasalar bu açıklamaları, faiz artışlarının yeniden gündeme gelebileceği yönünde değerlendirdi. CME FedWatch fiyatlamalarına göre yatırımcılar, Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatlıyor.
Faiz beklentisi yükseldikçe altının cazibesi azalıyor
Altının faiz getirisi sağlamaması, yüksek faiz beklentilerinin güçlendiği dönemlerde değerli metal üzerindeki baskıyı artırabiliyor. Yatırımcıların tahvil ve benzeri getirili varlıklara yönelme ihtimali, faiz artışı beklentileriyle birlikte altının görece cazibesini sınırlıyor.
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının Warsh’ın Jackson Hole’daki şahin tonunun etkisini hâlâ üzerinden atmaya çalıştığını belirtti.
Waterer ayrıca Orta Doğu’daki askeri gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasının enflasyon endişelerini yeniden güçlendirdiğine dikkat çekti.
Petrol yükseldi, enflasyon endişesi arttı
Altın piyasasında fiyatlamaları etkileyen bir diğer gelişme ise Orta Doğu’daki gerilim oldu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın önemli enerji merkezlerinden Harg Adası’nın hedef alındığını açıklamasının ardından küresel petrol fiyatlarında yüzde 2’nin üzerinde yükseliş görüldü.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki baskıyı canlı tutabileceği beklentisi, Fed’in daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Bu durum da faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki satış baskısının güçlenmesine katkıda bulundu.
Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde
Altının bundan sonraki yönünde ABD’den gelecek istihdam verileri kritik önem taşıyor.
Bu hafta piyasaların gündeminde JOLTS açık iş ilanları, ADP özel sektör istihdam verileri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisi bulunuyor.
Tim Waterer, özellikle tarım dışı istihdam verisinin altının Jackson Hole sonrasında başlayan zayıf seyrini sürdürüp sürdürmeyeceği açısından belirleyici olabileceğini ifade etti.
Gümüş, platin ve paladyum da satıştan etkilendi
Altındaki düşüş diğer değerli metallere de yayıldı.
Spot gümüş yüzde 0,4 gerileyerek 66,30 dolara düşerken, platin yüzde 1,3 kayıpla 1.797,03 dolara indi. Paladyumda ise günlük kayıp yüzde 2,5 oldu ve fiyat 1.386,96 dolara geriledi.
BMI, yatırım talebi ve sınırlı maden arzının gümüş fiyatlarını desteklemeyi sürdürebileceğini öngördü. Bununla birlikte, fiziksel arz sıkışıklığının azalması halinde gümüşteki yükseliş potansiyelinin de sınırlanabileceği değerlendirmesinde bulundu.