SON DAKİKA
Hava Durumu

Yaşasın dış ticaret açığımız düşüyor

Yazının Giriş Tarihi: 22.01.2024 12:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.01.2024 12:29

Öncelikle 2024 yılının hepimiz için 2023’ü aratmayacak bir yıl olmasını diliyorum

Enteresan bir tartışma var yargı organları arasında. Belli ki Anayasa fiili durum yaratılmadıkça gerektiği gibi değiştirilemeyecek. Aklıma sürekli takılan bir soruyu sorup ekonomiye döneceğim. Anayasa Mahkemesi kadük hale getirilirse Yüce Divan kararları geçerli olacak mı? Uygulanıp uygulanmayacağına Yargıtay mı karar verecek?

Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış ticaret açığımız geçen yılın dış ticaret açığına göre 4 milyar dolar düştü. Bildiğiniz gibi dört milyar dolar çok büyük bir rakam. Yine açıklamaya göre İhracatımız da 1923’lerdeki 50 milyon dolarlık seviyesinden 267 milyar dolarlık hacimlere ulaştı.

Üç çeşit yalandan bahsedilir, yalan, kuyruklu yalan ve istatistik. Aslında istatistik için yalan demek çok doğru değil. Rakamlar doğrudur da o rakamları açıklama şekliniz sizin ne kadar doğru ve dürüst bir yönetici olduğunuzu gösterir. Dinleyenlerin de açıklamaları aynen kabul etmek yerine kendi değerlendirmelerini yapmaları onların yetkinlik düzeyini gösterir.

Örneğin yirmi küsür senedir biz ithalat rakamlarından bahsetmeyi pek sevmeyiz. Gerekirse ne kadar büyüdüğümüzü belirtmek için ithalat rakamındaki artışları söyleriz ama asla doğrudan ihracatla karşılaştırmayız ve borcumuzun ne kadar arttığını söylemeyiz. Niye bahsedip moralimizi bozalım ki? Her doğru da söylenir mi?

Ama ihracatımızdan sürekli bahsederiz. Her ne kadar bu bir şirketin sadece gelirlerinden bahsederek o şirketi değerlendirmeye benzese de ülkeyi yönetenlerin elbette bir bildikleri vardır ki giderlerden pek bahsetmiyorlar. Tıpkı ebeveynlerin çocuklarından olumsuz konuları saklamaları gibi. Çocuklar da akıllıdır ve aslında her şeyi bilirler ama kendileri için hangisi avantajlı ise öyle hareket ederler.

2022 yılında tüm zamanların dış ticaret açığı rekoru kırılmış ve 110 milyar dolarlık fark çıkmıştı. Bu o zamana kadar en yüksek rakam olan 2011’in 105 milyar dolarlık açığından 5 milyar dolar daha fazla idi. Bu sene de 2011’i bir basamak daha aşağı itmeyi başardık ve dış ticaret açığını 106 milyar dolar olarak gerçekleştirdik. Bu konunun aslında tek sevinilecek yanı benim bu rakamı geçen ay telaffuz etmiş olmam. Yoksa ülke olarak günlük 290 milyon dolarlık kaybın sevinilecek hiçbir yanı olamaz.

Olayın daha üzücü yanı da şudur. Elbette ben de inanıyorum ki önümüzdeki süreçte dış ticaret açığı azalacak. Ama, bu azalma birtakım yapısal, reel iyileştirmeler yapıldığı için olmayacak. Tüketimdeki azalmaya bağlı üretim daralması nedeniyle olacak. Daha az üretileceği için daha az ithalat yapılacak ve açık rakamı oransal olarak olmasa bile rakamsal olarak azalacak. İç piyasa daralmasına karşı şirketler biraz daha ihracata yönelebilecek ve böylece ekonomi yönetiminin övüneceği bir konu daha çıkacak: “İhracatımız artıyor”. Keşke bu gerçekten reel gelişmeler ile olsa…

Pazardaki daralmanın nedeni dolaşımdaki paranın azaltılması olacak. Sayın Merkez Bankası başkanımız buna “sıkılaştırma politikası” diyor. Bu gerçekten bugün için doğru bir yöntem. Ama son derece verimsiz bir şekilde yapılıyor. Zaten mili gelirin yüzde 5 gibi bir kısmını almakta olan insanların paralarının yüzde 10 civarında bir kısmı daha ellerinden almaya çalışılıyor. Milli gelirin geri kalan yüzde 95’ine dokunulmuyor. Halbuki yüzde 5’in yüzde 10’u binde 5 yapar. Yüzde 95’in yüzde 10’u alınmaya çalışılsa yüzde 9,5 yapar. Ama o zaman birilerinin canının yandığı bunu yapanlarca hissedilir. Eh bu da özellikle seçim öncelerinde uygun olmaz.

En azından 500 milyar dolar civarındaki dış borçların önemli bir kısmının ödeneceği zamana kadar emekliler ile çalışanlar enflasyonun çok altında artışlar alarak pazardan çekilmeye çalışılacaklar. Örneğin bu dönemde emeklilere verilecek zam yüzde 37,56 olarak düşünülüyor. Ama hepimiz artık biliyoruz ki işçi ve memur emeklileri arasında oluşturulan bu taktiksel fark son derece adil cumhurbaşkanımızın inayeti sayesinde son anda düzeltilecek ve işçi emeklileri de yüzde 49 zam alacaklar. Biz de onu biraz daha seveceğiz ve yerel seçimlerde destekleyeceğiz.

Özal döneminde yüksek enflasyonu finans sektöründe yaşamış birisi olarak yapısal önlemler alınmadan, dış borçların kısa vadede ödenmesine yönelik kayyum yönetimi süreceği için ekonomide her şeyin daha da çarpıklaşacağına kesin gözüyle bakıyorum. Bu konuda yanıldığımı gördüğümde çok mutlu olacağım.

Her yıl reel olarak 70 lira geliri 100 lira gideri olan bir şirketiniz olsa idi. Ne kadar zenginleşir idi iseniz, o kadar zenginleşeceğiz.

Astrolog değilim ama ben de yıldızlara baktığımda bu yıl aşağıdakilerin olabileceğini tahmin ediyorum:

  • Çalışanların ve emeklilerin alım gücünde daha büyük düşüşler.                    
  • Adını daha önce hiç duymadığımız yepyeni vergi ve harçlar.                    
  • Gökova - Fethiye aralığında daha çok orman yangını. Bu nedenle rüzgar olacağı ilan edilen günlerde çok dikkat edilmeli.                    
  • Aynı bölgede orman niteliğini kaybeden alanların imara açılması.                    
  • Özellikle Ortadoğu ülkelerinden kişilerin önemli büyüklüklerde arazi alımları                    
  • Deniz kıyılarında otellik koy kapatmalar.                    
  • Hala satılmadı ise eski askeri okul binalarının satışı                    
  • İmara açılmamış yeşil alan olarak muhafaza edileceği taahhüt edilen şehir içi kışla kaldı ise onların imara açılması.                    
  • Deniz kenarında bulunan tarihi okul vb binalarda yangınlar. Özellikle gece ve elektrik kontağına karşı çok dikkat edilmeli.

Belli ki biraz sıkıştık. Çocuklar der ya, “yalandan da olsa söyle” diye. Hayal etmesi de güzel. O zaman söyleyelim. Ne zaman ki Gabar’a gidip petrol çıkaracağız, ne zaman Karadeniz’e gidip gaz çıkaracağız o zaman rahatlayacağız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.