SON DAKİKA
Hava Durumu

Doğu Türkistan’da ne oldu?

Yazının Giriş Tarihi: 22.01.2024 12:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.01.2024 12:21

Çin’in Doğu Türkistan’a yoğunlaşmasının sebebi, Sincan özer bölgesinin Kuşak Yol Projesinin üzerinde olmasıdır. Aynı zamanda bu coğrafya Afganistan ve Türk dünyasına açılan bir pencere konumundadır. Ayrıca bölgede lityum başta olmak üzere çok değerli madenlerin olduğu bilinmektedir. Tüm bunların yanı sıra komünizm/sosyalizm ve ateizmi resmi din ve ideoloji olarak kabul eden Çin halk Cumhuriyeti, özellikle Türklüğü ve İslam’ı kendi coğrafyasından tamamen silmek istemektedir. Nitekim bu kabil ideolojik ve sosyalist toplumlarda milliyetçilik ve din, en yıkıcı unsurlar olarak görülmektedir. Çin tüm refahını kendini meta olarak bir robottan ibaret gören insanlar üzerinden inşa etmektedir. Özellikle pandemi dönemindeki uygulamaları hatırlarsak, insanın manevi anlamda hiçbir değer taşımadığı ve toplum mühendisliğinin had safhaya uygulandığı bu coğrafya, insana hak ettiği kutsiyeti hatırlatan tüm değerler manzumesini kökten imha etmek arayışındadır. Tam da bu nedenle küresel faşizmi/sosyalizmi hâkim kılmak isteyen aktörler, Çin’i bir laboratuvar olarak görmekte ve yüz tanıma tekniğinden insanların belli bölgelere hapsedilmesi gibi gayri insani politikalar için Çin’i bir pilot bölge olarak değerlendirmektedir.        Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlara baskısını ve sistematik işkencesini önleyebilmek için Çin’in canını acıtacak tedbirler hayata geçirilmelidir. Ekonomik ambargolar, uluslararası hukukun cezalandırıcı müeyyideleri ve tecrit politikaları bunlardan bazıları olabilir. Ne var ki Çin’in uzak ve zaten tecrit edilmiş bir coğrafyada yer alması, kendi kendine yeten bir ülke olarak uluslararası camia ile etkileşimde olmaması ve genel anlamda kapalı devre çalışan bir mekanizmaya sahip olması bu tedbirlerin netice vermesini önemli ölçüde engellemektedir. Buna ilaveten İran ve Rusya gibi insan hakları ihlallerinin en üst seviyede yaşandığı ülkelerle Çin arasındaki güçlü ittifakın bir blok kavrayışına dönüşmesi de bölgeye nüfuz etmeyi oldukça zorlaştırmaktadır.       Çin Doğu Türkistan işgalini meşrulaştırmak amacıyla yumuşak güç unsurlarını ziyadesiyle kullanmaktadır. Neredeyse her ülkede bulunan Konfüçyüs Enstitüleri, Çin’i felsefenin ve insani değerlerin kadim merkezi olarak takdim etmekte ve son derece pasifist, barışçıl ve insan odaklı bir medeniyet gibi sunulan Çin kültürü ihtiva ettiği zenginlik ve farklılıktan dolayı ilgi çekmektedir. Haddi zatında Çin, kapalı bir toplum olmanın gizeminden oldukça faydalanmaktadır. Bunun yanı sıra çok büyük silah gücüne ve donanmasına rağmen Çin, dış politika olarak askerini ve sert gücünü kullanmayı tercih etmemektedir. Bunun yerine güçlü ekonomisini, stratejik önemi haiz fakir ülkeler kredi vermek üzere kullanmaktadır. 2013 yılında Çin devlet başkanı Şi Jinping’in Kazakistan’da deklare ettiği Kuşak-Yol Projesi (One Belt-One Road Project) yaklaşık altmış beş ülkeyi doğrudan içine alan ve Pekin’le Londra’yı birleştiren bir ticaret yolu olarak ön plana çıkmaktadır. Bu proje kapsamında Çin, bu yolun güzergâhında yer alan stratejik liman ve tesisleri kontörlü altına alabilmek için bu imkânlara sahip olan ülkelere ödeyemeyecekleri kadar büyük meblağlarda kredi vermektedir. Haliyle ilgili ülke kredisini vadesinde ödeyemeyince bu stratejik liman ve tesisleri doksan dokuz yıllığına kiralamaktadır. Pakistan’ın Gwadar ve Yunanistan’ın Pire Limanı buna en iyi örnekleri oluşturmaktadır. ABD’nin tek stratejik müttefiki olan İsrail’in Hayfa Limanı’nı dahi kiralaması, Çin’e stratejik üstünlük kazandırmaktadır. Ne var ki Çin son zamanda İran’la Suudi Arabistan arasında arabuluculuk rolü üstlenerek ve İsrail-Hamas çatışmasında Filistinlilere destek vererek Ortadoğu’ya açılım politikası gütmektedir. Öte yandan Ukrayna-Rusya Savaşını iyi kullanan ABD, Rusya korkusu üzerinden Avrupa Birliği’nin (AB) Çin’le imzaladığı dünyanın en büyük ticaret anlaşmasını iptal ettirmeyi başarmıştır. Öte yandan Kuzey Akım boru hatlarını tahrip eden Ukrayna, Avrupa’yı ucuz Rus enerjisinden mahrum bırakmıştır. En son yayınlanan NATO Strateji belgesinde ABD, Rusya’yı düşman ve Çin’i rakip olarak tanımlamıştır. Avrupa Birliği’ni bu iki ülkeden uzaklaştıran ABD, böylelikle AB’nin kendine alternatif bir model olarak çıkmasına da mani olmuştur. Tabii ki söz konusu ticaretin önemli ölçüde azalması, Çin’i derinden etkilemiş, bir buçuk milyarlık nüfusunu besleyebilmesi yıllık yüzde on büyümesi gerek Çin, son zamanda yüzde beşin altında bir büyüme performansı sergileyerek hızla çöküşe doğru sürüklenmektedir.        Doğu Türkistan Türkiye ile çok ciddi bir gönül bağına sahiptir. Zira bu coğrafya Anadolu Türklerinin neşet ettiği ata yurdu konumundadır. Ne var ki yukarı sözünü ettiğimiz nedenlerden dolayı Türkiye, burada uygulana devlet terörüne doğrudan müdahil olamamaktadır. Ancak Kuşak Yol Projesinin Orta Koridorunun merkezini oluşturan Türkiye, bu proje hayata geçirildiğinde Doğu Türkistan’daki zulme mani olacak aktif bir aktör haline dönüşecektir.       Uygur Türkleri, Azerbaycan’ın Karabağ Zaferiyle dinamizm kazanan Türk dünyasının birleşme ve entegrasyon çabasından oldukça memnun görünmektedir. Ne var ki bu birliktelik henüz emekleme aşamasındadır ve pek çok zorluğu bünyesinde barındırmaktadır. Türk dünyasının zenginleşmesi, kendi içinde daha derin işbirliği zeminlerine sahip olması ve özgün bir güvenlik ve dış politika mimarisine ulaşmasıyla beraber Doğu Türkistan’da bu birliğin en şerefli üyelerinden birisi olacaktır. 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.