Bugun...

Kelebek Adası

 Tarih: 29-06-2017 01:45:00
Yılmaz Velioğlu

Amerikalı yazar Sarah Jio’nun ‘Kelebek Adası’ isimli romanını okumanızı tavsiye ediyorum. Akıcı dili ve sürükleyici anlatımı ile hafızalara kazınabilecek bir serüveni içeriyor. Romanın kahramanı bir kadın… Yeni evlenmiş ve balayı için eşiyle birlikte gemi seyahatine çıkıyorlar. Uğradıkları bir limanda Bermuda’yı gezmeye karar veriyorlar ve küçük bir seyahat teknesine bilet alıyorlar. Tam tekneye binecekken, aldıkları iki biletten yalnızca birinin yanlarında olduğunu farkediyorlar. Biletin tanesi 100 dolar. Bu 100 doları yakmamak için adam, kadının tekneye binmesini, kendisinin yarım saat sonraki diğer tekne ile gelebileceğini teklif ediyor. Kadının her ne kadar hoşuna gitmese de kabul ediyor ve Bermuda’ya doğru içinde 4-5 kişinin olduğu tekneyle ve hiç tanımadığı bu kişilerle yolculuğa başlıyor.

100 doları yakmamak için başlanan bu serüven kötü bitiyor. Kadının içinde bulunduğu tekne batıyor, yalnızca teknedeki diğer adamla kurtuluyorlar. Bir süre denizde yaşam mücadelesi veriyorlar ve bir adaya düşüyorlar. Kahramanın eşi, ilk çıktıkları turla ülkesine dönüyor. Eşini bulamıyor. Bu adada iki yıldan fazla kalıyorlar. Adada kalan iki kişi iki yılı aşkın süre hayata tutunmaya çalışıyor. Kadın, bir şekilde kurtuluyor. İki yıl sonra Seattle’a dönüyor. Cruise şirketi kadını yeterince aramadığı ve gereken özeni göstermediğinin farkında… Kadına sus payı olarak 9 milyon dolar veriyorlar. Serüvenin sonunu kitabı okuyacak olanlara bırakalım.

Kitabın ana fikrinde yer almamasına rağmen, üzerinde duracağımız nokta 100 dolardan 9 milyon dolara uzanan paranın, iktisadi davranışların farklı durumlarda nasıl da şekil değiştirebileceği yönünde olacak.100 dolar uğruna bir tekne ile açılıp, sonunda ıssız bir adada 2 yıl geçirmeyi kimse istemez. Peki bir adada iki yıl kalmak için 9 milyon dolar önerseler kabul eder misiniz? Ya da bir şirketin itibarını kurtarmak için 9 milyon dolar ödemek size ne kadar mantıklı gelir? Tüm bunlar aslında günlük hayatımızda da karşılaştığımız, çok küçük tercihlerle dahi ortaya çıkabilen ölçülemeyen- öngörülemeyen sonuçlar doğurabiliyor. Mesela, taksi yerine dolmuşa binip, dolmuşta cüzdanınızı çaldırmanız…. Belki de taksiye vereceğiniz ücretin 10 katını kaybettiniz… Bunlar, öngörülemeyen tercihler olduğu için sebep-sonuç ilişkisi pek de mantıklı olmayabilir. Ama bilinçli iktisadi davranışlarımız bu örneklere göre daha fazla bizlerin kontrolünde olabilir. Elde avuçta birikmiş bir miktar paranızı borsa nasıl olsa kazandırıyor diye tamamen buraya yatırırsanız, bu artık 100 dolar uğruna adaya düşmüş roman kahramanından daha farklı bir olaydır.

Özellikle iktisadi davranışlarımızda daha temkinli olmak, riski dağıtmak en rasyonel seçim olacaktır. Aslında paradan para kazanmanın mutlaka risk içerdiği unutulmamalıdır. Önemli olan hangi oranda bu riski alacağınız ve kazanmanın yanında kaybetmenin de sonuçlardan biri olabileceği unutulmamalıdır. Her kaybettiğimizde sığınacak bir ada çıkmayabilir karşımıza…Ve her adadan kurtulana 9 milyon dolar da verilmediğini dikkate alalım.  Bunlar milyonda bir olur. O da romanlarda olur. İyi okumalar…

  Bu yazı 1805 defa okunmuştur.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI