Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      % 0,79
      BIST
    • DOLAR
      3,75
      % -0,44
      Dolar
    • EURO
      4,65
      % -1,35
      Euro
    • ALTIN
      162,59
      % -0,34
      Altın


Yılmaz Velioğlu


Facebookta Paylaş









Dövizle borçlanma yasağı
Tarih: 09-02-2018 23:25:00 Güncelleme: 09-02-2018 23:25:00


Türk Parası Kıymetini Koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ ile birlikte döviz kredisi kullanımına ilişkin bazı sınırlamalar getirildi. Gerçek kişilerin dövizle borçlanması mevcut uygulamada zaten yasaktı, bu durum aynen devam ediyor. Tebliğin içeriğini tüzel kişiler açısından değerlendirebiliriz. 2 Mayıs 2018’den itibaren uygulanacak olan bu sınırlama, döviz pozisyon açıklarını bir nebze olsun azaltmaya yönelik adımları içeriyor. 200 milyar doların üzerinde döviz pozisyon açığımız olduğu düşünüldüğünde bu kararın yerinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu değişikliğin şimdilik sadece ilk adım olduğunu belirtmekte fayda var. Çünkü tebliğin içeriği döviz pozisyon açığını oluşturan tüm firmalar içinde sadece %15-%20’lik kısmını ilgilendiriyor. Asıl değişikliğin toplam döviz borçlanması içinde %84’lük paya sahip en yüksek iki bin firmayı kapsaması bekleniyor. Önümüzdeki aylarda bu konu ile ilgili çalışmaların yapıldığını belirtelim.

Tebliğin içeriğine baktığımızda, ilk dikkatimizi çeken unsurun, kredi riskinin 15 milyon USD ile sınırlandırılmış olduğunu görüyoruz. 2 Mayıs’la birlikte uygulama yürürlüğe girdiğinde, o an kredi borcunuz örneğin 16 milyon USD ise, o şirket için hiçbir sınırlama yok. Bulabildiği kadar döviz kredi kullanabilir. İhracatı var mı yok mu diye sorulmayacak. Kredi riski 15 milyon USD’nin altında olan şirketlerin ise, son 3 yıllık ihracatları toplamına bakılacak. Bu şirketler için ‘t’ anında döviz kredi riski son 3 yılın ihracat toplamından fazla olamayacak. Bu kurala uymayanlar tespit edildiğinde, kredi geri çağırılıp TL’ye dönülecek. Neden 15 milyon USD sınırı getirilmiş? Döviz borcu olan toplam 28 bin şirket varsa, bunun 26 bin civarında olanı 15 milyon USD altında riske sahip… Yani şirketlerin çoğunu kapsaması için belirlenen bir sınır olarak karşımıza çıkıyor. Ama asıl döviz pozisyon açığı o geriye kalan 2 bin şirkette… Yani riski 15 milyon USD’nin üzerinde olan 2000 civarındaki (ki toplam döviz riskinin %84’üne sahipler) şirket için şu anda bir sınırlama yok. Şimdilik ilk adımdı dediğimiz nokta işte bu. Büyük bir ihtimalle önümüzdeki aylarda bu ‘büyük’ şirketler için yeni bir tebliğle özellikle ‘hedge’- korunma zorunluluğu getirilecektir. Türev ürünlerle döviz riskinin karşı bacağını sabitleme unsuru düşünülecektir. Bu firmaların döviz kredisi kullanmalarına herhangi bir sınırlama getirileceğini düşünmüyorum. Çünkü bu krediler içinde yurtdışı kaynaklı krediler de var. O kaynağı kesip, yurtiçinden TL ile fonlama çok zor bir ihtimal. Bankacılık sektörünün böyle bir hacimi kaldıracak kaynağı bulması zor. Bu nedenle, o gruptaki firmaların risklerini yok etmekten ziyade kontrol edilebilir şekle getirme hedef alınacaktır.

Ocak 2018’de alınan bu sınırlama kararının etkilerini yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. Uygulama tarihine kadar 15 milyon USD sınırına yakın olanlar, o sınırın üzerine(dışına) çıkmak için ek döviz kredisi kullanacaklardır. Muaf olmak için geçici önlem alacaklardır. Sınırlamanın içinde olanlar, mecburen TL krediye ağırlık verecektir. Bu noktada TL kredi faizlerinde bir miktar artış görülebilir. Çünkü TL krediye bir hücum başlayacaktır. İşte bu noktada KGF ve Eximbank desteği ön plana çıkacak. Kredi Garanti Fonu(KGF) desteğinin sadece 2017’de sınırlı kalmayıp 2018 yılında da devam ediyor olması, Eximbank’ın TL kredilerde KOBI’lere ağırlık verme kararı faizlerin artışını engelleyecek önemli tedbirlerdir. Bugün ihracatçı bir KOBİ, Eximbank’dan tüm komisyon-faizler dahil yaklaşık %8’le TL kredi kullanabiliyor. Mevduat faizlerinin bile %12’lerin üzerinde seyrettiği bir dönemde bu tür enstrümanlar adeta kaçırılmayacak fırsatlar sunmaktadır. İhracat yapmayan firmalar da KGF ile krediye ulaşmak için çareler arayacaktır. Yukarıda da belirttiğim gibi, TL kredi faizlerindeki artış ihtimali önemli bir konu. Kurdaki oynaklığı ve riski düzeltmeye çalışırken, faizlerin gidişatı da dikkate alınmalıdır. Özellikle Merkez Bankası ve kamu bankalarının piyasaya yön verici pozisyonda olacağı bir dönem bizi bekliyor.

 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Porsche kompakt SUV Macan
    resim yok
  • EGD Ödül Töreni 2017
    EGD Ödül Töreni 2017
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI