Bugun...

İskender'den saadete

 Tarih: 04-01-2018 19:25:00  -   Güncelleme: 06-04-2018 15:11:00
Özkan İrman

Alınmadık yer kalmamış dünyada... Fethedilmedik hiçbir ülke... 

Büyük İskender, Babil'de hayatında ilk kez amaçsız, savaşsız yaşarken ardından dedikodular başlar. En sevdikleri bile artık ardından konuşmaktadır. İskender çaresizdir ve onu yetiştiren hocası Aristoteles’e bir mektup yazar. 

Mektupta “hocam bu insanları ne yapayım? Hepsini öldüreyim mi? Hepsini sürgüne mi yollayayım? Bana acele cevap ver” demektedir. Cevap çok hızlı gelir. Aristotoles, o bilge insan mektubunda şöyle der: "Sakın onları öldürme, onları kahraman yaparsın. Sakın onları sürgüne yollama, sana karşı birleşip saldırırlar. Onları birbirine düşür. Sonra arabulucu ol, ama asla aralarını düzeltme"

Yöntem bugün de hiç değişmeden devam ediyor. Güçlü imparatorlar ve imparatorluklar böyle duruyor ayakta. 

Şirketler de imparatorluklara benzer. Aşağı yukarı aynı şekilde yönetilirler. Bazı imparatorluklar güçlüdür, bazıları güçlü görünür içi koftur. Şirketler de öyledir. 

Bernard Lawrence Madoff diğer adıyla Bernie Madoff, Nasdaq Borsası'nda yönetim kurulu başkanlığına kadar yükselmiş, bir sürü fonu yöneten bir para sihirbazı. Elli milyar dolara hükmederken birden bire her şeyin bir yalandan ibaret olduğu ortaya çıkıyor. Eşi ve çocukları dahi bilmiyor şirketin 17’inci katında neler olup bittiğini. 

Bernie işler sarpa sarınca çocuklarını ve eşini karşısına alıp her şeyi anlatıyor. Yaptığının aslında bir saadet zinciri yöneticiliği olduğunu ancak her şeyin dibe vurduğunu itiraf ediyor. Bir lafla 250 milyon doları bir kişiden alabilen bir adam, bir gün gelip para alacağı, daha doğrusu çarpacağı adam kalmayınca dibe vuruveriyor. 

Saadet zincirini ülkemiz Titan'la tanıdı. Saadet zincirinin literatürümüze girmesi bir sürü insanın dolandırılmasıyla oldu. Bu öyle bir akıl tutulmasıydı ki insanlar mis gibi işlerini bırakıp, kariyerlerine tekme atıp Titan işine girdi. 

Ortada bir iş yoktu. Bir kişi 300 dolar para alıyor, içinden komisyonunu alıp parayı bir üste veriyor. Parayı veren başkasından alıyor, içinden komisyon alıp ilk verdiğine yine veriyor. Yani herkes birbirini dolandırıyor. Dolandırmazsa ilk verdiği para kaybolup gidecek... Zaten bir kez başladı mı ok yaydan çıkıyor. İşin içine giren herkes farkında olmadan, en tepedeki kurnaz için en yakındaki insanı hatta babasını bile çarpıyor. Yani titan tuttuğunu titiyor. Titan titana...

Piramit şeklindeki bu para kazanma sistemi ortada bir ürün ve üretim olmadığı için mutlaka bir yerde çöküyor. Çökmeye mahkûm... 

Bazen ve bazı ekonomik dar boğazlarda ortada mal ve üretim varken bile saadet zinciri sistemi devreye girebiliyor. Ortada iş olmayınca üretici sırf tezgâh dönsün diye malı kar yok denecek fiyata piyasaya sürüyor. Alan toptancı aldığı fiyata veriyor perakendeciye. Perakendeci de bir sürü tavizle, kredi kartına taksitle malı tüketiciye satıyor. Sonra da çek ödemek için  kart hesabını kırdırıyor. Tabi ortada yine kar kalmıyor. 

Bu ekonomi düzelene kadar belki bir, iki sefer yapılabilir. Ancak durgunluk devam ettiğinde karsız satışlar yüzünden cari giderler karşılanamaz hale geldiği için zincir bir yerde mutlaka kopar...

İskender'den girdim, bir yerden çıkamadım...

Bazen sözcükler aynı yazılır, ayrı okunur. 

-Kar yağıyor.

-Kar yok bu işte gibi...

Bazense aynı yazılır aynı okunur. 

Mesela "kar vakti gelmeden, kar kartları" gibi. 

Bilmem anlatabildim mi?

Şu Bitcoin saadet zinciri mi yoksa söylendiği gibi geleceğin para birimi mi zamanla göreceğiz. Yeter ki saadetimiz bozulmasın.

Bu vesile ile hayırlı bir yıl diliyorum.

 

  Bu yazı 2118 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI