Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      % -5,8
      BIST
    • DOLAR
      3,78
      % 0,12
      Dolar
    • EURO
      4,63
      % 0,13
      Euro
    • ALTIN
      162,05
      % -0,07
      Altın


Fahrettin Gülener


Facebookta Paylaş









Geçerli bilgi
Tarih: 15-10-2017 01:46:00 Güncelleme: 15-10-2017 01:46:00


İlgili insan bilgiye koşar; Doğru bilgilere ulaştıkça doğru fikirler edinir. İLGİ, BİLGİ, FİKİR..! Bu üç kelimenin ortasındaki BİLGİ ifadesi sanki ilahi bir görev gibi gelir bana. Neden? Çünkü; Dinimizin ilk emri OKU diyerek vücut bulmuştur. Neyi okuyalım? Doğru bilgileri edinmek için okuyalım ki; bizlere yanlış ve yerine oturmamış bilgilerle hitap eden kişilerin karşısında yanlışa düşmeyelim diye..

Bilgi kirliliği ifadesi asla masumiyet taşımaz! Zaten gerçeği yansıtmayan bilgilerin sahipleri bazen kasıtlı çaba gösterir, bazıları da az bilgiyle çok fazla konuşmaya kalktığında saçmalayıp konuyu berbat eder. İşte burada aynı zamanda VEBAL vardır.! “Akıllı adam odur ki; her bildiğini söylemez fakat; her söylediğini bilir” diyen bir atasözünü daha 1965 yılında lise 1. Sınıfta ezberletmişlerdi.. Şimdiki şartlarda öğrenim alan hangi çocuğa böyle bir dayatmada bulunabilirsin? Maazallah (veli terörü…!) anında kendini gösterir. Toplum kendini içten çürütmeye kastetmiş gibi bir haz var mı yok mu?

Geçerli bilgiye ulaşmak; insanın kendine karşı vicdan borcu olmasındandır.. Hayatını doğru yaşamak ve çevreye doğru mesajlar vererek, doğru hizmetler yapmak için Muhakkak GEÇERLİ BİLGİ sorumluluğunu hem taşımalı hem de aşılamalıyız. “Ben zannettim ki “ veya “  Bana göre” veya “ olsa olsa durum budur” demekle kendine ve çevresine zarar veren insanları her an görmekte olduğumuzun elbette farkındayız.

Kısacık ömrümüzde “ayağımızı sağlam basmak” tabiriyle çok sık karşılaştığımızı hatırlayalım. “Benim doğrularım bunlar” diyebilen kişilerin pazarladığı bilgilerin çoğu dogmatik kaynaklardan; yarım yamalak çabalarla edinilen noksan veya çarpıtılmış bilgi kümeciklerinden oluşarak toplumun bir türlü gelişememesine sebep olan bencillikler zinciridir.

Yüce kitabımızdaki Ayet ve surelerdeki bazı konular başka sayfalarda benzer ifadelerle tekrar edilmiş ve hatta insanoğlunun defalarca sorgulamasına sunulmuştur. Niçin? Çünkü; insanoğlu bazen ikilemde kalabilir veya edindiği yoğun bilgilerle kafası karışabilir. Bu sebeple, Yüce Allah çok kesin anlaşılması için böyle bir şansı defalarca sunmuştur.

“Tüm insanlık için hizmet yapmak üzere imanınızı güçlendiriniz” mealindeki bazı ifadelerin tekrar tekrar yer almasındaki sebep işte burada saklıdır. Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah, her bir kulunun diğer kullarına hizmetinden hoşnut olmaktadır. Çünkü; Ev halkından, akrabadan, kendi milletinden; hiç tanımadığı insanlara giden asil yol SALİH KUL olmak ile mümkündür. DÜNYANIN TOPLAMI TÜM İNSANLARIN MALIDIR. Nasıl faydalanacağını ilim ve bilimle öğrenen insanoğlu aynı zamanda nasıl koruyacağını da ilk önce Yüce kitabımızdaki birçok yerde geçen “SALİHAT KAVRAMINI” öğrenmekle bilecektir.

“İçinizdeki en hayırlınız, insanlığa en çok hizmet edeninizdir” diyen Peygamber sözünü zamanında/ gençliğimizde bizlere öğretmeyen (sorumlu/sorunlu) kişiler Allah katında en ağır şekilde hesap versinler dilerim. İşte bu kişilerin GEÇERLİ BİLGİ kavramına dayalı hiçbir kültürü tarihten beri olamamış ne yazık ki! Yaşımız ilerleyip yanlışlarla karşılaştıkça sorgulayabilen sorumluluk sahiplerinden olarak; ne kadar geç uyandığımızı içimiz acıyarak görmekteyiz. Bu satırları yazan kişi olarak “BANANE” demek kadar haince ve acizce bir duygu/düşünce olamaz! Hissetmeyen, umursamayan, uğraşarak canını yormak istemeyen kişilerin ne kadar çoğaldığını görmek benim vicdanımı rahatsız ediyor! Acaba bu kişiler neden böyle yapıyor diye düşünmekle ömrüm geçti.

Yakın günlerden birinde (arkadaş sınıfından) birisi bana ne dese beğenirsiniz? “Abi; sen Kur’an’ı okumayı bilseydin inanki: bu kadar mutsuz olmazdın” demez mi? Bizim muhacirlerde  KAKAVAN diye bir hitap şekliyle parladım birden!! Lan oğlum; sen Kur’an’ı ne güzel okuyorsunda niçin bu kadar “geçersiz bilgiye” sahipsin diye parladım. O’da üzüldü bende üzüldüm. Meğerki hocası “sen Kur’an’ı Kerimi oku, aldığın sevapları zaten hissedeceksin. Allah katında dağ gibi sevapların olacak demiş” Böyle diye diye dinimize hakaret edildiğinden olsa gerek; bizler çöküş yolumuzu kendimiz buluyoruz bence! Kur’an gibi (Yüce bir dine ait) en son kitabını sadece Arapça okumayı fakat anlayamamak pahasına inad etmeyi bizlere birisimi/birilerimi dayattı?! Yoksa; kendi paşa gönlümüze göre tembellik kolaycılığı ile mi mealini/anlamını kavramadan ocakta yanan odunlar gibi sıramızı beklemekteyiz.!! KİMSE UYANMAK İSTEMİYOR AZİZ VE MUHTEREMLER.. Çünkü; GEÇERLİ BİLGİ EDİNMEK DÜRÜST, NAMUSLU VE HAK YEMEDEN VAROLMAYA ZORLAYACAKTIR. Niçin ekonomimiz %70 kayıtdışıdır? Yada; (kayıtdışı ekonomi=dine aykırı işler) desem insanlar bana kızar mı? Suç işlemiş olur muyum?

 

 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Porsche kompakt SUV Macan
    resim yok
  • EGD Ödül Töreni 2017
    EGD Ödül Töreni 2017
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI