Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      % -5,8
      BIST
    • DOLAR
      3,78
      % 0,12
      Dolar
    • EURO
      4,63
      % 0,13
      Euro
    • ALTIN
      162,05
      % -0,07
      Altın


Fahrettin Gülener


Facebookta Paylaş









Erken yaş eğimi geleceğimizdir
Tarih: 10-12-2017 18:02:00 Güncelleme: 10-12-2017 18:02:00


Beceri potansiyeli her çocukta mutlak vardır. En erken 4-6 yaş grubunda Finlandiya, Japonya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin tümünde çok ciddiye alınan eğitim modelleri haberlerini hatırlayalım. Niçin böyle yapıyorlar anladık, öğrendik artık. Öyleyse bizim tarafta kim nereden başlamalı? Bu sorunun cevabını beklemeyi sürdürürsek eğer bir elli yılımız daha boşa geçebilir… ‘‘Hayat su gibi akar, Türk bakar da bakar’’ diye bir söz duymuştum. İşimize gelmediğinden olsa gerek pek yayılma fırsatı bulamamış olabilir!.

‘‘Bir kişi isterse çok şey yapar, çok kişi istemeyi bilmiyorsa; hayat boşa akar..’’ Bu özdeyim tasarımını yapan kişi olarak; bireysel katılımların, pozitif ortamların oluşturulmasını denememiş oldukları tezini savunmaktayım. Her şeyi devletten bekleyen toplumlar bir türlü gelişemezler. Çünkü; ülkeleri geliştiren her zaman Devlet yönetimleri değildir. “Dinamik disiplin, halkın prensipli davranışlarının toplamı ile mümkündür.” Halkımızın uyanması için farkındalık sahibi kümelenmelerin her fırsatta ve her mahallede bir kibrit yakmasını nasıl temin edebiliriz ona bakalım…

Bu konularda yurtiçi örnekler var mıdır? Varsa bile yurtdışına açılabilmek için kiminle hangi kurumla işbirliği yapalım diyebilecek daima öne çıkan 2-3 kişiye ihtiyaç vardır. 1-2-3 kişinin bir fikir etrafında toplanabileceği sorumluluk sahipleri mutlak olacaktır.. Yeterki, bu başlıkta ve bu satırlarda olduğu gibi bir çağrı bayrağı açılsın.. “Bu vatanı geliştiremezsek kime bırakacağız?” sorusunu her evin Annesi, Babası, Ablası ve Abisi kendine sorsun lütfen. Vatan tehlikeye düşerse ilk önce hızla kaybedilecek iki şey vardır. Din ve Namus..!! peki; Vatan nasıl tehlikeye düşmez? Katma değerliliği ortalamanın üzerinde olan ve dünya pazarında yer bulabilecek mal ve hizmetlerin var edilmesiyle mümkündür.

Ülke genelinde bir tabela dernekçiliği hastalığı sürüp gitmektedir. Bu tanımsız hareketin dışında; nitelikli sorumluluk sahiplerinin ortaya çıkması beklenmektedir. Yukarıdaki başlık çerçevesinde gerçekten gayret gösterecek niyetleri taşıyan en az sayıdaki kişilerin dahi kuracakları dernekler birkaç yıl içinde sesini duyurabileceklerdir. Neden mi? Çünkü; ülkemiz nitelikli üretimsizlikten dolayı ezici maliyetlere maruz kalan ithalât boyunduruğu altındadır.

Çocuklarımız, çok zeki ve istekli olmalarına rağmen, anne-baba farkındalık azlığı sebebiyle standartların çok altında bir hayata mahkûm olmaktadır. Söz konusu ciddi davranış sahibi derneklerin kum gibi çoğalması ve birbirleriyle ortak projeler yapmaları halinde yurtiçi ve yurtdışı desteklerin gecikmeyeceğini düşünenlerdenim…

 

 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Porsche kompakt SUV Macan
    resim yok
  • EGD Ödül Töreni 2017
    EGD Ödül Töreni 2017
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI