Ekometre'ye üye olmak için tıklayın
Fahrettin  Gülener 

Su gibi aziz ol !

Büyüklerimize bir bardak su verdiğimizde onu keyifle içer ve bize dönerek “su gibi aziz ol evladım” derlerdi. O çocuk halimizle “aziz olmak” ne demektir bilemezdik. Ama yine de “anlamı yüce bir teşekkür” aldığımızı içtenlikle hissederdik. Su hayattır, su azizdir, su candır… S u için ne söylesek azdır ama acaba su nedir? Su neden bu kadar önemlidir; bizlere anlatılmamış, bizlerde öğrenmeden yaşayıp geçmişiz.
Halen içtiğimiz su; etrafında olan negatif yada pozitif her etkiyi belleğine kaydedermiş. Molekül yapısındaki fayda zarar pozisyonları kendisine uygulanan davranışa göre gelişirmiş. Kilometrelerce şehir borularından geçerek oksijen güneş ve toprağın temas etmesinden uzak kalmış; negatif enerjiyle yüklenmiş, endüstriyel bir ürün olan boru kokusunu almış, bir miktar zehirlenme moduna girmiş, hatta kirlenmiş diyebileceğimiz yarı ölmüş şekilde bize ulaşmakta imiş. Neredeyse yüce takdirin yarattığı o aziz suyun şifalarından eser kalmamış; sadece hayat idame aracı olarak güçsüz, enerjisiz bir kurtarıcının yardımı ile yaşayıp gidiyormuşuz…

Yapmamız gereken; o aziz varlığın biraz enerji yüklenmesine yardımcı olmamız imiş… Büyükçe bir kaba borudan gelen suyumuzu dolduruyoruz; oksijenle temas etmesi için gün içinde birkaç kere karıştırıyoruz… Bu sırada o aziz varlığa güzel bir tebessümle bakarken, güzel sözler söylüyoruz, melodiler fısıldanıyoruz ve hatta (hangi dil, din, ırktan olursa olsun) dualarla teşekkür ediyoruz. Bir gün sonra suyumuz canlanmış, yeni bir programla yüklenmiş, yepyeni bir enerjiyle insanlığın hizmetine hazırlanmış oluyor...
Suyumuzu içerken dua ve teşekkür etmek bilimsel tespitlerle kanıtlanmıştır ki insan bedeni için çok daha yararlı hale getiriyormuş. Aksi halde ölümcül hastalıklardan korunmak adına mecburen içine atılmış klor kirliliğini kabul ederek içmeye devam ettiğimiz güçsüz suyumuz ile yaşamaya devam ettiğimiz gerçeği hepimizce malum…

Buhardan elde edilebilecek su, aynı arınma ve şifalılığını büyük oranda geri kazanmış olabiliyor ve yaratılışındaki programlanmış yaşam enerjisine geri dönebiliyormuş. Esasında halen olduğu gibi kullandığımız boru suyu (çürüme moduna girdiği için) ulaştığı evin içindeki bitkilerden, hayvanlardan ve o evin insanlarının enerjisini emiyor. Yakın zamanda su altın ve diğer kıymetli ne varsa hepsinde daha yüksek bir değere ulaşacağı için, hayatta var olan bizler daha farklı bir anlayışla bardaktaki su neden aziz imiş diye bakalım, teşekkür edelim, kıymetini anlayıp anlatalım.


Not: Su ile ilgili yukarıdaki satırları Bulgaristan’da yaşamış yakın dönem halk bilim insanı olan VANGA ninenin (vefatı 1996) kitabından tercüme ettirerek buraya aldım. Üstelik bu bayan kör ve okuma yazma bilmezmiş. Kitabının sonlarında inanç seviyeleri düşen topluluklar ile inanç değerlerini saptıranların kötülükte birbirine eşit olarak ahir zamanı temsil ettiklerini de eklemeyi unutmamış.

TCMB Döviz KURLARI
 
ALIŞ
SATIŞ
  $ 1.5033 1.5106
  1.9179 1.9272
EKOMETRE BU AY

EKOMETRE; 10 uncu yayın yılına giriyor
Kenan 
Sertalp

Ekonomiden çok siyasi gelişmelerle ilgileniyoruz
Ahmet Kurtcebe 
Alptemoçin

Neden İsrail ?
Fahrettin 
Gülener

Savaş sonrası sendromu
Semih 
Minareci-ABD

Kanserojen ürünleri yemeye devam!
Mustafa 
Karaman

“Ekometre bir yaşında, ellerinizden öper”
Yavuz 
Bubik


EKOMETREonline'NIN içeriği EKOMETRE GAZETESİ TARAFINDAN SAĞLANMAKTADIR.
KULLANIM KOŞULLARI ve GİZLİLİK HAKLARI
Hosted By Linesis.com